A BLOCK in Turkish translation

[ə blɒk]
[ə blɒk]
bloğu
block
bloc
blog
bir sokak
street
stray
block
alley
kütlesinin
mass
the blob
of gravity
bir bloğu
block
blog
bloc
kütüğü
log
stump
tree
wood
block
trunk
genealogy
bir engel
obstacle
a barrier
hurdle
a handicap
a liability
hindrance
snag
obstruction
block
impediment
bir blokta
block
kütlesi
mass
the blob
of gravity
bir bloktan
block

Examples of using A block in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Word is, someone was fighting vampires not a block away from the scene.
Birilerinin olay yerine bir sokak uzakta vampirlerle dövüştüğü söyleniyor.
He got less than a block.
Bir bloktan az az gitmiş.
I was born and raised in a block like this before the Justice Department took me.
Adalet Sarayı beni almadan önce buna benzer bir blokta doğdum ve büyüdüm.
Worked for Sillmont Healthcare, a block away.
Si Sillmont Sigortada çalışıyormuş. Bir sokak uzakta.
He came less than a block away.
Bir bloktan az az gitmiş.
You're colder than a block of ice and it suits you so fine.
Buz kütlesinden daha soğuksun ve o sana çok iyi uyuyor.
It's because when you were home, it was like talking to a block of ice.
Çünkü evdeyken seninle konuşmak buz kütlesiyle konuşmak gibiydi.
Where's that? About a half a block from the good part of town.
Orası neresi?- İyi tarafının yarım blok ötesi.
A block from your office.
Ofisinizden bir blok ötede.
They never miss a block party.
Mahalle partilerini hiç kaçırmazlardı.
A block past Maple.
Mapledan bir blok ileride.
Wait a minute, a block past Maple.
Mapledan bir blok ileride.
What's this, a block of gold?
Nedir bu, bir kalıp altın mı?
Cause I don't shoot up a block indiscriminate I ain't hard enough?
Bir binaya rastgele ateş açmıyorum diye yeteri kadar sert olamıyor muyum?
I parked a block south.
Güneydeki bir binaya park ettim.
This is from a traffic cam a block from Kelly Nieman's apartment.
Bu görüntüler Kelly Niemanın evinin bir blok ötesindeki trafik kamerasından alındı.
Half a block.
Yarım blok ileride.
Surveillance cameras a block from the vodka room led us to a cabbie.
Votka salonundan bir blok ötedeki güvenlik kameraları bizi bir taksiye yönlendirdi.
Well, better half a block than a whole stadium full of people.
Sokağın yarısının havaya uçması bir stadyum dolusu insanın havaya uçmasından iyidir.
Duffy's was a strip joint about a block and a half from here.
Duffy buradan bir buçuk blok ileride bir striptiz kulübüydü.
Results: 328, Time: 0.0611

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish