A DRIVER in Turkish translation

[ə 'draivər]
[ə 'draivər]
şoför
driver
chauffeur
cabbie
bir sürücü
driver
rider
a motorist
wheelman
to drive
şöför
driver
chauffeur
bir pilot
pilot
driver
flier
an aviator
flyer
şoföre
driver
chauffeur
cabbie
şoförü
driver
chauffeur
cabbie
bir sürücünün
driver
rider
a motorist
wheelman
to drive
şoförüm
driver
chauffeur
cabbie
bir sürücüyü
driver
rider
a motorist
wheelman
to drive
şöföre
driver
chauffeur
bir sürücüye
driver
rider
a motorist
wheelman
to drive
şöförü
driver
chauffeur

Examples of using A driver in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Wait. We need a driver.
Şoföre ihtiyacımız var.- Bekle.
No need. He sent a driver.
Hayır, şöför gönderecek.
I don't need a driver in Warsaw.
Warsaw da şöföre ihtiyacım yok.
She even has a driver.
Şoförü bile var.
We're just looking to locate a driver.
Bir sürücünün yerini saptamaya çalışıyoruz sadece.
We're looking for a driver named Lopez.
Lopez adında bir sürücüyü arıyoruz.
We need a driver. Wait.
Bekle. Şoföre ihtiyacımız var.
And a driver, bodyguards and makeup artists, I would fight all day.
Şoförüm, korumam, makyözüm… Bütün gün dövüşürdüm.
We need to hire a luxurious car… and a driver.
Lüks bir araba kiralayıp şöför bulmamız lazım.
So I will need a driver. And a housekeeper who would clean up the place.
Bu yüzden benim şöföre ihtiyacım var ve evi temizlemesi için de birine.
A driver from one of the local bus routes remembers a man of similar description.
Civar otobüs seferlerinden birinin şoförü benzer bir eşkal hatırlıyor.
We needed a driver who wouldn't freak out.
Panik yapmayacak bir sürücüye ihtiyacımız vardı.
There's no way a driver could have seen him.
Bir sürücünün onu görmesi mümkün değildi.
I just need a driver, why you came in 2?
Şoföre ihtiyacım var neden gelmiyorsunuz O benim kardeşim?
I have a driver too!
Benim de şoförüm var!
You get a driver to a funeral before he's actually dead,
Bir sürücüyü ölmeden önce cenazeye götürebilirsen,
Probably shouldn't be a driver.
Büyük ihtimalle şöför olmamalı.
Our shooter, he had a driver.
Saldırganın şöförü vardı.
I hear he's a hell of a driver.
Cehennem şoförü olduğunu duydum.
Ted needs a driver.
Tedin şöföre ihtiyacı var.
Results: 722, Time: 0.037

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish