A FACTORY in Turkish translation

[ə 'fæktəri]
[ə 'fæktəri]
bir fabrika
factory
plant
bir fabrikayı
factory
plant
bir fabrikada
factory
plant
bir fabrikaya
factory
plant

Examples of using A factory in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Maidstone-Rist has a factory in benin, right?
Maidstone-Ristin Beninde bir fabrikası var değil mi?
They're passing a factory.
Bir fabrikadan geçiyorlar.
You don't have a factory.
Senin bir fabrikan yok ki.
To be more than a factory for producing sons.
Erkek evlat üreten bir fabrikadan daha fazlası olmak.
I have always wanted to go in a factory like this.
Her zaman böyle bir fabrikanın içine girmek istemişimdir.
Yeah, a factory like that really should get blown up.
Öyle bir fabrikanın gerçekten patlatılması gerek.
My father is American, and he owned a factory, a maquiladora, here.
Babam Amerikalı PASAPORT ve burada bir fabrikası var, bir maquiladora.
And he owned a factory, a maquiladora, here. My father is American.
Babam Amerikalı PASAPORT ve burada bir fabrikası var, bir maquiladora.
Is the safest place for children. I'm not sure a factory full of flammable gases.
Yanıcı gazlarla dolu bir fabrikanın çocuklar için güvenli olduğunu sanmam.
Yes. They're passing a factory.
Bir fabrikadan geçiyorlar. -Evet.
We just passed a factory.
Bir fabrikanın yanından geçtik.
You mean apart from you shutting down a factory full of migrant workers?
Yani, göçmen işçilerle dolu bir fabrikanın kapatılması dışında mı?
Fenix has a factory, north of Oxford.
Fenixin bir fabrikası var, Oxfordun kuzeyinde.
They have a factory in Hong Kong. What about Matsuyama then?
Hong Kongda bir fabrikaları var. Matsuyama?
He had a factory in Krakow.
Krakowda bir emaye fabrikası vardı.
I will probably be a factory by the river.
Nehir kıyısında bir fabrikadan olsa gerek.
Coral Prince owns a factory down there.
Coral Princein orada bir fabrikası var.
You're not a monastery, you're a factory.
Siz manastır falan değilsiniz. Bir fabrikasınız.
These Sicilian guys in Louisiana had a factory.
Bu Sicilyalı adamların Louisianada bir fabrikaları varmış.
he owns a factory downtown.
Şehir merkezinde bir fabrikası var.
Results: 589, Time: 0.0336

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish