OLD FACTORY in Turkish translation

[əʊld 'fæktəri]
[əʊld 'fæktəri]
eski fabrika
old factory
the old sawmill
eski fabrikaya
old factory
the old sawmill
eski fabrikayı
old factory
the old sawmill

Examples of using Old factory in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It was like an old factory or some place.
Eski bir fabrika gibi veya herhangi bir yer.
There's an old factory that used to use uranium to color false teeth.
Takma dişleri renklendirmek için uranyum kullanan eski bir fabrika buldum.
Tom climbed over the high wire fence in order to get into the old factory in spite of his father's prohibition.
Tom babasının yasağına rağmen eski fabrikaya girmek için yüksek tel çitin üzerinden tırmandı.
Make a Point hired an architect to rehab the old factory. Victor Barbu/SETimes.
Make a Point eski fabrikayı ıslah etmek için bir mimar tuttu. Victor Barbu/SETimes.
Now, we're converting this old factory into a new ops center,
Şu anda, bu eski fabrikayı yeni operasyon merkezine dönüştürüyoruz,
Earlier this year, the Veles City Council supported the initiative of a dozen environmental associations united in the Green Coalition to dismantle the old factory.
Bu yıl başında, Veles İl Meclisi Yeşil Koalisyon çatısı altında birleşmiş bir düzine çevre derneğinin eski fabrikayı yıkma girişimine destek verdi.
If memory serves me correctly, Mr. Polo suggested his cousin's old factory as a suitable place to question Mr. Flint.
Hafızam beni yanıltmıyorsa, Bay Polo kuzeninin eski fabrikasının… Bay Flinti sorgulamak için uygun bir yer olacağını söylemişti.
It's good to stand up and fight for your beliefs. OLD FACTORY.
İnandıklarınız uğruna savaşmanız güzel bir şey. ESKİ FABRİKADA.
OLD FACTORY. It's good to stand up and fight for your beliefs.
İnandıklarınız uğruna savaşmanız güzel bir şey. ESKİ FABRİKADA.
To the old factory.
Orası eski fabrika yolu.
Down at the old factory.
Aşağıdaki eski fabrikada.
It's in an old factory.
Eski bir fabrika.
Where? Down at the old factory.
Nerede?- Aşağıdaki eski fabrikada.
These are old factory lofts.
Bunlar eski imalathane tavanaraları.
Down at the old factory.- Where?
Nerede?- Aşağıdaki eski fabrikada.
It was an old factory, I think.
Sanırım eski bir fabrikaydı.
Victor worked security at the old factory.
Victor, eskiden fabrikada güvenlik görevlisiydi.
In an old factory with connections to Toni Hamady.
Toni Hamadyyle bağı olan bir fabrikaya gitmişler.
No. Everyone's been taken to the old factory.
Hayır. Herkes eski fabrikada esir alınmış.
I used to work maintenance in an old factory.
Eski bir fabrikanın tamir servisinde.
Results: 308, Time: 0.0471

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish