A GRAVITY in Turkish translation

[ə 'græviti]
[ə 'græviti]
bir yerçekimi
gravity
gravitational
of gravitation
yer çekiminden
yer çekimi

Examples of using A gravity in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
superficially resembles a gravity well.
yüzeysel de bir yerçekimi andırıyor.
Years earlier, Ron had watched a gravity experiment This time, I call for a volunteer. bring down one of Britain's best-known scientists.
Yıllar önce Ron, Britanyanın en tanınmış Şimdi de, bir gönüllü çağırıyorum. bilim adamlarından birini getirecek bir yerçekimi deneyi izledi.
We don't intercept with Earth at all… to get a gravity assist and adjust course. but we come close enough.
Dünyayla yolumuz kesişmez ama yerçekimi yardımıyla… rota ayarlamak için yeterince yaklaşmış oluruz.
We don't intercept with Earth at all, but we come close enough… to get a gravity assist and adjust course.
Dünyayla hiçbir şekilde ilgimiz olmayacak fakat yeterince yaklaşırsak rotayı ayarlamak için yerçekimini kullanabiliriz.
And this can be explained as the kind of technology they're using which is a gravity control.
Bunun açıklama şekli ise; kullandıkları teknolojinin bir tür yerçekimi kontrolü olduğudur.
The Geodetic Reference System 1980(GRS 80) is a geodetic reference system consisting of a global reference ellipsoid and a gravity field model.
GRS 80 veya Jeodezi Referans Sistemi 1980( ingilizce: Geodetic Reference System 1980), küresel bir referans elipsoidine ve gravite alanı modelinde oluşan bir jeodezi referans sistemidir.
building something inside Eros. And if one of them rocks falls down a gravity well….
bir şeyler inşa ediyormuş. Hem o kayalardan biri bile yerçekimi kuyusuna düşecek olursa.
But we come close enough to get a gravity assist and adjust course. We don't intercept with Earth at all.
Dünyayla hiçbir şekilde ilgimiz olmayacak fakat yeterince yaklaşırsak… rotayı ayarlamak için yerçekimini kullanabiliriz.
Evidence for the impact origin of the crater includes shocked quartz, a gravity anomaly, and tektites in surrounding areas.
Kraterin çarpma orijini hakkındaki bulgular arasında şok kuvars, yerçekimi anomalisi ve çevresindeki alandaki tektitler bulunmaktadır.
because it had a gravity engine inside.
ve… çünkü içinde bir yerçekimi motoru vardı, ressama altındaki yeşil ışınları koymasını istedik.
It's a gravity well.
Bu yerçekimi kuyusu.
It's a gravity phenomenon.
Bu yerçekimi kanunu.
What's a gravity well?
Yerçekimi kuyusu nedir?
That wasn't a gravity pocket.
Bu bir yerçekimi boşluğu değildi.
There's a gravity field out there.
Dışarıda bir yerçekimi alanı var.
It's a gravity wave!
Bu bir yer çekimi akımı!
There's a gravity field out there.
Disarida bir yerçekimi alani var.
That beacon is marking a gravity well.
Şu beacon yerçekimini ortaya çıkartıyor.
What's up with a gravity well?
Yerçekimi kuyusu nedir?
My vessel is armed with a gravity bomb.
Gemimde bir yerçekimi bombası var.
Results: 6341, Time: 0.0354

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish