A MINE in Turkish translation

[ə main]
[ə main]
mayın
mine
landmine
claymore
bir maden
mining
mine
mineral
ore
mayına
mine
landmine
claymore
mayının
mine
landmine
claymore
mayını
mine
landmine
claymore
bir madene
bir madeninde
mining
mine
mineral
ore
bir madende

Examples of using A mine in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
He knows how to dig up a mine without it exploding.
Mayını patlatmadan kazıp çıkarmayı bile bilir o.
It looks like a mine.
Bir madene benziyor.
Uh-huh. We will be working a mine.
Uh-huh. Bir madende çalışacaklar.
He took one in the stomach and stepped on a mine.
Karnından vuruldu ve mayına bastı.
My left foot is on top of a mine!
Bu… Sol ayağım mayının üzerinde!
You could take it to a mine field with flat tyre.
Lastiği patlak bir şekilde mayın tarlasına bile girer.
A pleasant change- to see a mine opening!
Hoş bir değişim, bir madenin açıldığını görmek!
Not hard enough to set off a mine.
Mayını patlatacak kadar sert dokundurma.
You come to serve a mine.
Buraya bir madene hizmet için gelirsiniz.
There's a mine there. That's where I will meet the men.
Orada bir madende bizimkilerele buluşacağım.
You could get poisoned, fall down a well, step on a mine, choke.
Zehirlenebilir, kuyuya düşebilir, mayına basabilir, boğulabilirsin.
Is on a mine! My left foot.
Bu… Sol ayağım mayının üzerinde.
I think he must have hit a mine.
Sanırım bir madene vurmuş olmalı.
That flash of light was the anti-graviton beam hitting a mine.
O parlama, antigraviton ışınının mayına çarpmasıydı.
My left foot is on top of a mine.
Sol ayağım mayının üzerinde.
Her parents were bringing her younger sister back from school and hit a mine.
Ailesi onun küçük kız kardeşini okuldan geri getirmiş ama mayına basmışlar.
One can gamble on a man as well as a mine.
Bir adamla da, bir madenle de kumar oynayabilir.
Either that, or we're in the middle of a mine field.
Ya öyle, ya da mayınlı sahanın tam ortasındayız.
A mine buried on Miami Beach?
Miami sahilinde mayın mı gömülü?
She said her father had a mine, right?
Babasının madeni varmış, değil mi?
Results: 346, Time: 0.0477

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish