A MONKEY in Turkish translation

[ə 'mʌŋki]
[ə 'mʌŋki]
bir maymun
monkey
ape
baboon
bir maymunu
monkey
ape
baboon
bir maymuna
monkey
ape
baboon
bir maymunun
monkey
ape
baboon

Examples of using A monkey in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
That wasn't an animal. A monkey, maybe.
Belki bir maymundu. Bir hayvan değildi.
A monkey, maybe. That wasn't an animal.
Belki bir maymundu. Bir hayvan değildi.
I had a monkey named Lakme. It makes me cry.
Lakme adında bir maymunum vardı. Beni ağlatıyor.
She knew more tricks than a monkey on a flagpole.
Direkteki bir maymundan daha çok numara biliyordu.
So you're saying that a monkey is sharing my powers?
Yani bir maymunla güçlerimi paylaştığımı mı söylüyorsun?
Besides, I have never met a monkey. Have you?
Ayrıca, hiç bir maymunla tanışmamıştım?
If you want hair, marry a monkey.
Eğer saç istiyorsan, bir maymunla evlen.
It makes me cry I had a monkey named Lakme.
Beni ağlatıyor. Lakme adında bir maymunum vardı.
Come on. Look. I'm a monkey named simian.
Bak,'' simian'' adında bir maymunum ben.
Now, if you will excuse me, I have a date with a monkey.
Şimdi izin verirsen, bir maymunla randevum var.
I believe that I'm descended from adam and eve and not a monkey.
Ben Adem ile Havvadan geldiğime inanırım bir maymundan değil.
And it was a monkey sewn to the tail of a fish.
Balık kuyruğu dikilmiş bir maymundu aslında.
I had a monkey named Lakme. It makes me cry.
Beni ağlatıyor. Lakme adında bir maymunum vardı.
Who is walking on its two feet all alone. You're nothing but a monkey.
Senin iki ayak üzerinde yürüyen bir maymundan farkın yok.
You're a monkey dancing for an organ grinder to them.
Onlar için müzik kutusunda dans eden bir maymunsun.
Her legs are hairier than Colette's, and no Frenchman will suffer to bed a monkey.
Bacakları Coletteinkilerden kıllı ve hiçbir Fransız bir maymunla yatarak acı çekmeyecek.
A monkey would make a better chief.
O maymundan daha iyi bir şef olurdu.
A monkey got a cracker His mother was a slapper.
Maymunun elinde kraker Annesinden hep tokat yer.
If you're gonna pick your feet like a monkey, you do it downwind.
Maymunlar gibi ayaklarını temizleyeceksen, rüzgarı arkana al.
Was this bite by a monkey?
Yoksa bir maymun tarafından ısırıldı?
Results: 1422, Time: 0.0325

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish