A PICKLE in Turkish translation

[ə 'pikl]
[ə 'pikl]
turşu
pickle
kimchi
relish
kraut
piccalilli
gherkins
turşuya
pickle
kimchi
relish
kraut
piccalilli
gherkins
turşuyu
pickle
kimchi
relish
kraut
piccalilli
gherkins
turşunun
pickle
kimchi
relish
kraut
piccalilli
gherkins
kornişon
dill
a pickle

Examples of using A pickle in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You call this a pickle?
Buna turşu mu diyorsun?
I would stab somebody for a pickle.
Bir salatalık turşusu için adam bıçaklayabilirim.
Why am I talking to a pickle?
Neden bir turşuyla konuşuyorum?
I have got another soda, too, and a pickle.
Bir soda ve bir de turşu var.
Yeah, a pickle would be good right about now.
Evet, şu an bir salatalık turşusu çok iyi giderdi.
I turned myself into a pickle!
Kendimi bir turşuya çevirdim!
I turned myself into a pickle, Morty!
Kendimi bir turşuya çevirdim, Morty!
I turned myself into a pickle, and 9/11 was an inside job.
Kendimi bir turşuya çevirdim, ve 9/11 planlanmış bir şeydi.
He turned himself into a pickle.
Kendini bir turşuya çevirdi.
Or you can kill a pickle for me and earn your freedom.
Veya benim için bir turşuyu öldürüp özgürlüğüne kavuşabilirsin.
And shoved a pickle up his ass.
Ve kıçına salatalık turşusu soktular.
You grew a pickle?
Turşu mu yetiştiriyorlar?
Why do we think Grandpa turned himself into a pickle?
Dedeniz neden kendisini bir turşuya dönüştürdü sizce?
We have 34 armed guards, and we can't kill a pickle?
Silahlı korumamız var ama bir turşuyu öldüremiyor muyuz yani?
We have 34 armed guards, and we can't kill a pickle?
Silahlı korumamız var ve bir turşuyu öldüremiyor muyuz?
Or you can kill a pickle for me and earn your freedom.
Ya da benim için bir turşu öldürüp özgürlüğüne kavuşursun.
At that 80-year-old man's face. I picked up a pickle and I threw it.
Bir turşu aldım ve 80 yaşındaki adamın yüzüne fırlattım.
It's gonna be a pickle.
Bu turşu gibi kolay olacak.
Why am I talking to a pickle?
Neden bir turşu ile konuşuyorum ki?
I want to shove a pickle right where the sun don't shine.
Güneşin doğmadığı yere bir turşu ittirmek istiyorum.
Results: 227, Time: 0.0393

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish