ADMIRABLE in Turkish translation

['ædmərəbl]
['ædmərəbl]
harika
great
wonderful
cool
perfect
excellent
awesome
fantastic
brilliant
terrific
lovely
takdire şayan
hayran olunacak
admirable
bir takdir edilesi
taktire şayan

Examples of using Admirable in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Also, potentially a very foolish and dangerous one. An admirable attitude.
Ayrıca olanak dahilinde son derece aptal ve tehlikeliler.- Takdire şayan davranışlar.
A rare attitude around here. Admirable!
Buralarda pek rastlanmayacak türden. Hayran olunacak bir davranış!
You and your men have done an admirable job stomping all over the place.
Siz ve adamlarınız, etrafta tepinmekte harika bir iş çıkardınız.
Admirable. Good day, Excellency.
İyi günler, Ekselansları. Takdire değer.
Admirable. But there have been some changes…- Changes at the top!
Fakat bir kaç değişiklik oldu. Takdire şayan!
They're creators of familial bliss and the most admirable people in this new era.
Onlar, aile içi mutluluğun yaratıcıları… ve yeni çağın takdire değer insanları.
Changes at the top. But there have been some changes, Admirable.
Fakat bir kaç değişiklik oldu. Takdire şayan!
And I'm going to record that admirable side of you… in this sachaek.
Kaydedeceğim. Ve bu sachaek e sizin bu takdire şayan yanınızı.
You're so admirable, You're the best.
Çok takdire değersin, en iyisisin.
In form, in moving how express and admirable!
Endamı, hareketleri nasıl da çevik ve takdire şayandır!
In form, in moving, how express and admirable.
Biçiminde, hareketinde, ne kesin ve takdire değerdir.
Admirable sheep.
Çok güzel koyunlar.
It's not brave or admirable or courageous.
Cesurca, özenilecek ya da cesaret verici bir şey değil.
But… you did show admirable bravery and honorable honorableness in gamesmanship.
Ama övgüye değer cesaret gösterdin ve kazanma sanatında onurlu bir şeref gösterdin.
I was just asking the Countess about her admirable wealth.
Sadece Kontese muhteşem servetini soruyordum.
But then the government took two admirable steps.
Ancak ardından hükümet imrenilecek iki adım attı.
What a people, admirable yet at the same point so dreadful!
Takdir edilecek ama aynı zamanda korkunç insanlar!
I think it's admirable.
Ben takdire olduğunu düşünüyorum.
My husband's optimism is one of his most admirable qualities.
Kocamın iyimserliği en hayran bırakan özelliklerinden biridir.
Admirable creatures, unimpeachable martyrs.
Takdir edilecek yaratıklar, sorgulanamaz şehitler.
Results: 249, Time: 0.0676

Top dictionary queries

English - Turkish