HAYRAN in English translation

fan
hayranı
bir hayran
yelpaze
bir hayranı
pervane
bir hayranın
taraftarı
vantilatör
admire
hayran
takdir etmek
saygı
takdir ederim
imreniyorum
adore
hayran
bayılıyor
tapıyor
sever
sevdiğin
çok
adored
hayran
bayılıyor
tapıyor
sever
sevdiğin
çok
fascinated
büyülüyor
cezbeden
loves
aşk
sevgi
seviyorum
aşkın
sever
seven
bayılır
canım
bayıldım
impressed
etkilemek
imrendirmesin
etkiler
etkileyin
groupie
hayran
bir hayranı
bir grup
admirable
harika
takdire şayan
takdire değer
hayran olunacak
bir takdir edilesi
taktire şayan
fans
hayranı
bir hayran
yelpaze
bir hayranı
pervane
bir hayranın
taraftarı
vantilatör
admired
hayran
takdir etmek
saygı
takdir ederim
imreniyorum
admires
hayran
takdir etmek
saygı
takdir ederim
imreniyorum
admiring
hayran
takdir etmek
saygı
takdir ederim
imreniyorum
adores
hayran
bayılıyor
tapıyor
sever
sevdiğin
çok
love
aşk
sevgi
seviyorum
aşkın
sever
seven
bayılır
canım
bayıldım
adoring
hayran
bayılıyor
tapıyor
sever
sevdiğin
çok
loved
aşk
sevgi
seviyorum
aşkın
sever
seven
bayılır
canım
bayıldım
impress
etkilemek
imrendirmesin
etkiler
etkileyin

Examples of using Hayran in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
İki burada olsaydı hayran kalırdı.
Two, would be impressed.
Ama herkes sana hayran şu anda.
But everybody loves you now♪.
kibirliydim,… birinin bana hayran olmasını istedim.
because I was vain. Because I wanted to be adored.
Bütün hayatım boyunca o şirkete hayran oldum.
I have been fascinated by that company my whole life.
Harikasın. Benim en hayran olduğum düşmanımsın.
You are just amazing. Just my most, most admirable foe.
Daha önce âşık olduğum birine hayran olmamıştım hiç. Boşuna enerji kaybı.
Energy wasted. I have never before admired someone I love.
Kızım size hayran. İyi bir adam olduğunuzu düşünüyor.
My daughter admires you, thinks you're a good man.
Siz çocukların hayran olarak poz vermesini istiyorum, sonra bunları kullanın.
I want you kids to pose as fans, then use these.
Ayrıca da ben hayran değilim.
And I'm not a groupie.
Ve herkes sana hayran şu anda.
And everybody loves you now♪.
Kadınları odadan kaçırma yeteneğine hep hayran olmuşumdur.
I'm always impressed at your ability to make women run out of the room.
Okul takımının bütün erkekleri bana hayran.
Adored by every varsity male it's me on the cheerleading squad.
Bedeninin kıvrılmalarına hayran olmuştum.
I was fascinated by the way her body moved.
Harikasın. Benim en hayran olduğum düşmanımsın.
You are just amazing. My most-- Most admirable foe.
Bu hayran olunacak bir kişisel özellik, dalga geçilecek değil, kaşar erkek.
That's a trait to be admired, not mocked, man-whore.
Hayran olan yargılamaz, değil mi?
He who admires doesn't judge, right?
Hayır. Tiebada kaç tane hayran var, biliyor musun?
No. Do you know how many fans there are in our Tieba?
Çünkü herkes sana hayran.
Cause everybody loves you.
Dexter ama hayran oldum.
But I'm impressed.
Münih iyiydi. Barselona hayran bıraktı.
Munich was good. Barcelona adored me.
Results: 1546, Time: 0.0448

Top dictionary queries

Turkish - English