ADMIRES in Turkish translation

[əd'maiəz]
[əd'maiəz]
hayran
fan
admire
adore
fascinated
loves
impressed
groupie
admirable
takdir ediyor
appreciate
admires
your
has ordained
commends
hayrandır
fan
admire
adore
fascinated
loves
impressed
groupie
admirable

Examples of using Admires in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Herr Hitler admires you and is very interested in artists.
Bay Hitler size hayranlık duymakta ve sanatçılara ilgi.
Everyone admires you.
Herkes sana hayrandı.
But everybody knows and admires you, Senator Walker.
Burada sizi herkes tanır ve takdir eder Senatör Walker.
Tom admires Mary.
Tom Maryyi beğeniyor.
Lu Junyi, Brother Sung admires your skills and character.
Lu Junyi Usta, Bu Sung Kardeş, Sizin yeteneklerinize ve karakterinize hayran olduğu.
I don't think there's much she admires about me lately.
Ama son zamanlarda o beni pek takdir etmiyor.
She admires you as well, Monsieur Gustave.
O da sizi çok beğeniyor, Mösyö Gustave.
Nobody admires our garden.
Kimse bahçemizi beğenmez.
My brother admires her greatly already.
Abim zaten onu çok sever.
No one admires Turkish food more than I.
Kimse Türk yemeklerini benim kadar takdir edemez.
Everyone here admires your dad.
Buradaki herkes babanı övüyor.
You know how we admire you, how everybody admires you.
Herkesin sana hayran olduğu gibi, buradaki insanların da sana hayran olduğunu biliyorsun.
I admire it, as one admires horrors.
Korkudan hoşlanan biri gibi imreniyorum.
Admires your skills and character Lu Junyi, Brother Sung.
Lu Junyi Usta, Bu Sung Kardeş, Sizin yeteneklerinize ve karakterinize hayran olduğu.
She admires you as well, Monsieur Gustave.
O da sizi beğeniyor Mösyö Gustave.
He's read some of your published poems and admires them.
Yayınlanan birkaç şiirini okumuş ve onlara hayran kalmış.
He says he's not running away. Raymond greatly admires your abilities.
Kaçmadığını söylüyor. Raymond yeteneğine değer veriyor.
Nobody except the king admires the king.
Kral hariç kimse krala hayranlık duymuyor.
With a man who understands and admires you for what you are. Yes, ma'am.
Seni olduğun gibi anlayan ve sana hayran bir adamla. Evet, bayan.
And the scorned wife is into the dark stuff. So, Don admires Wendy, biblically, Wendy dies weird.
Don Wendyi takdir ediyor, Wendy garip bir şekilde ölüyor ve… küçük düşürülmüş karısı karanlık işlerle uğraşıyor.
Results: 71, Time: 0.0571

Top dictionary queries

English - Turkish