Examples of using Sever in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Mary ağaçları, yeşilliği sever.
Daha doğrusu ben severim dolayısıyla onlar da sever.
Onlar müzik sever değiller.- Yo.
Sevgi̇li̇ ben, köyde güveni̇li̇r bi̇r köpek sever buldum.
O sapık, dindar adam cehennem ateşine yakın yaşamayı sever.
Raymond, Muhammet Aliyi bildim bileli çok sever.
Tüm erkekler sever.
Onlar müzik sever değiller.- Yo.
o hayvan sever.
İnsanlar sanki izlendiklerini biliyormuş gibi davranmaya meyillidirler. Herkes sever.
Ama onu kucaklayıp öpen ninesi Onu çok sever.
Onu bulduğun için şanslısın, sahibem de onu sever.
Nereden biliyorsun? Tüm erkekler sever.
Değerli müzik sever kardeşler.
Dedektif Dai. Sanat sever olduğunuzu bilmiyordum.
İnsanlar sanki izlendiklerini biliyormuş gibi davranmaya meyillidirler. Herkes sever.
Korkusuz bir çocuk. Kale duvarlarına tırmanmayı sever, annenin ödünü patlatırdın.
İnsanlar neden bulmacaları sever?
Nineniz çocukları çok sever.
opera sever dostlarım.