LOVING in Turkish translation

['lʌviŋ]
['lʌviŋ]
sevmekten
love
like
lovin
sevgi
love
affection
seven
love
like
lover
sevecen
affectionate
kind
lovely
tender
compassionate
friendly
benign
loving
caring
endearing
aşk
love
romance
lover
loving
seviyorum
i love
i like
i do
şefkatli
compassion
tenderness
affection
kindness
sympathy
caring
love
kind
affectionate
are compassionate
bayıldım
fainting
love
to pass out
knocked out
to collapse

Examples of using Loving in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Loving son, brother,
Bir kardeş,… sevilen bir oğul, atlet ve arkadaş.
Loving the teamwork!
Takım çalışmasına bayılıyorum!
And he was just what she was looking for… Loving, kind… and heterosexual.
Ve Calda, Kaceynin aradığı gibi şefkatli, nazik ve heteroseksüeldi.
Worth half a million dollars. Loving brings in a television contract.
Loving yarım milyon dolar değerinde bir anlaşma elde ediyor.
Loving her.
A brilliant attorney, loving husband, devoted father.
Parlak bir avukat, müşfik bir koca, çocuklarına bağlı bir baba.
Guess what I'm listen to right now and loving?
Bil bakalım şu an kimi dinleyip bayılıyorum?
she's warm and loving.
sıcak ve şefkatli.
Yay. Loving this! Yay!
Buna bayıldım.- Yaşasın.- Yaşasın!
That's why a wise and loving God created fat in the first place.
Bilge ve müşfik Tanrımız yağı bu yüzden yarattı.
Loving that arse!
O göte bayılıyorum.
Loving son to natalie and boris.
Natalie ve Borisin sevilen oğlu.
So… I hear you're looking for me, Mrs. Loving.
Yani… Beni aradığını duydum, Bayan Loving.
Loving this.- Is he OK?
Bayıldım. İyi mi o?
Apparently our understanding and loving presence killed the mood.
Görünüşe göre anlayışlı ve müşfik varlığımız şevklerini kırmış.
Loving the gray hair.
Gri saçına bayılıyorum.
Is he OK? Loving this?
Bayıldım. İyi mi o?
No… Loving every moment of it.
Bunun her anına bayılıyorum.
Loving the waterbed!
Su yatağına bayıldım!
I am loving these tights.
Bu tayta bayılıyorum.
Results: 3554, Time: 0.0931

Top dictionary queries

English - Turkish