SEVEN in English translation

love
aşk
sevgi
seviyorum
aşkın
sever
seven
bayılır
canım
bayıldım
seven
yedi
0
like
sanki
mesela
hoşlanıyorum
falan
severim
benzer
böyle
benziyor
istiyorum
tıpkı
lover
sevgili
aşk
sever
âşık
seven
sevici
sevdalısı
loves
aşk
sevgi
seviyorum
aşkın
sever
seven
bayılır
canım
bayıldım
likes
sanki
mesela
hoşlanıyorum
falan
severim
benzer
böyle
benziyor
istiyorum
tıpkı
loved
aşk
sevgi
seviyorum
aşkın
sever
seven
bayılır
canım
bayıldım
loving
aşk
sevgi
seviyorum
aşkın
sever
seven
bayılır
canım
bayıldım
liked
sanki
mesela
hoşlanıyorum
falan
severim
benzer
böyle
benziyor
istiyorum
tıpkı

Examples of using Seven in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bu video klasik müzik seven herkesi, özellikle viyolonselden hoşlananları ilgilendirir.
This video will interest everyone who likes classical music, especially those who like the cello.
Parti seven, zengin bir kızmış.
She was just a rich girl that liked to party.
Beni seven ilk çocuğa iyi davranmadım.
To the first boy who loved me. I was unkind.
Seni seven amcan… Henry Skinner.
Your loving uncle Henry Skinner.
Seven, ilişkiyi tutku,
The lover lives the relationship with passion,
Seni seven insanları kendinden uzaklaştırıyorsun!
You're driving away the people who love you most!
Doğduğu yeri seven birisiyle tanışmak çok güzel.
Well, it's nice to meet someone who loves where they're from.
Beni seven başka birini bulmuş olabilirim o yüzden artık ölebilirsin.
I might have found someone else who likes me so you can die now.
Sanırım tarihi seven birisi… onu korumak ister.
Would want to save it. I think someone who loved history.
Daha anlayışlı Daha seven kız arkadaş.
More appreciative… More loving girlfriend.
Tanıdıklarım arasında Ani DiFranco seven tek kişiydi.
He was the only guy I knew who liked Ani DiFranco.
İnsanlığı seven anlamındadır.
Meaning a lover of humanity.
Beni seven insanlar var.
I have people who love me.
Seni çok seven birinden bir mesajım var sana.
I have brought you a message from somebody who loves you very much.
İnsanları dizlerinden vurmayı seven.
Likes shooting people in the kneecaps.
Tek nöbette nabzı olmayan bir buz kalıbını jöle seven 11 yaşında bir çocuğa çevirdik.
A pulseless ice cube turned into a Jell-O loving 11-year-old in the same shift.
Evet. Noeldi ve bunlar beni seven insanlardı.
That was Christmas, and those were people that loved me. Yeah.
Kaptan, iyi bir savaşı seven biriydi.
My-- my captain was a man who-- who liked a good fight.
Seven bir şey söyledi. Kız öyle yaptı. Yazık!
The lover said something, so did the lass alas!
Onda temizlenmeyi seven erkekler vardır.
In it are men who love to purify themselves.
Results: 5071, Time: 0.0424

Top dictionary queries

Turkish - English