ADORING in Turkish translation

[ə'dɔːriŋ]
[ə'dɔːriŋ]
hayran
fan
admire
adore
fascinated
loves
impressed
groupie
admirable
tapan
tapas
tapılası
adorable
adoring
hayranlık
fan
admire
adore
fascinated
loves
impressed
groupie
admirable
delicesine sevmek

Examples of using Adoring in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Regardless of that adoring woman, an honest life doesn't suit you.
Her şeye rağmen sana tapan şu kadın ve dürüst bir hayat sana yakışmıyor.
To my adoring husband.
Benim şirin kocama.
Adoring's good for you.
Şirin senin için iyi olabilir.
Those persons were adoring us.
Burada herkes bizi sever.
most generous, most adoring husband in the world.
en cömert en şirin kocası olacaksın.
I played the loving son and they played the adoring parents.
Ben sevgili oğlu oynadım… onlar da sevecen aileyi oynadı.
Lots of kisses. Your adoring son. Otar.
Öpüyorum, seni seven oğlun Otar.
So, you can play cards and flirt with all the adoring ladies.
Böylece tüm güzel kadınlarla kumar oynayıp, flört edebileceksin.
Adoring a pretty woman is natural.
Güzel bir kadını beğenmek doğaldır.
And Socrates' adoring pupils included aristocrats who would later revolt against the democracy,
Sokratese hayran öğrenciler arasında demokrasiye başkaldıran, yönetimin kendilerine geri dönmesini isteyen
At me with adoring eyes… All you got to do is keep on looking… and maybe we will get out of this in one piece.
Yapacağın tek şey hayran gözlerle bana bak… O zaman belki tek parça hâlinde buradan çıkarız.
And his adoring fans and acquaintances grieve deeply Another melancholy clown dies by his own hand,
Ve ona tapan hayranları ve tanıdıkları yas tutuyor, Bir başka melankoli soytarısı daha
Another melancholy clown dies by his own hand, for, oh, about the next one to two news cycles. and his adoring fans and acquaintances grieve deeply.
Ve ona tapan hayranları ve tanıdıkları yas tutuyor, Bir başka melankoli soytarısı daha kendi elleriyle öldü ta ki en fazla bir sonraki haber bültenine kadar.
According to xenia… How adoring is the audience?
Xeniaya göre seyirciler nasıl tapılası oluyor?
secretaries… and his adoring fans.
tabii ona tapan hayranlarına.
Then I insult him to cover up the secret, adoring feelings which I have so long and painfully harbored.
Sonra uzun süredir taşıdığım gizli, hayranlık duygularını örtbas ettiği gerekçesiyle aşağılıyorum onu.
And his adoring fans. lost him to fame, fortune, his agents, publicity men, secretaries… I had done it again, and I had lost Pinky.
Yine yapmıştım, ve böylece Pinkyi de kaybetmiştim… şana, şöhrete, servete, menajerlere, reklamcılara, sekreterlere… ve tabii ona tapan hayranlarına.
Jake went to the press, the adoring press, tears in his eyes…
Jake, kendisine bayılan medyayla gözlerinde yaşlarla görüştü
Then he's off to the boat, where he will play penny can… with his adoring son and best buddy.
Sonra sevgili oğlu ve en iyi arkadaşı ile para kutusu oynamak için bota gidecekler.
To tell Jason's adoring fans about the last few days
Son günlerde çıldıran Jason fanlarının
Results: 67, Time: 0.0526

Top dictionary queries

English - Turkish