ADMIRING in Turkish translation

[əd'maiəriŋ]
[əd'maiəriŋ]
hayran
fan
admire
adore
fascinated
loves
impressed
groupie
admirable
hayranlıkla
with admiration
admiring
awe
admiringly
takdir ettim
admire
to appreciate
to commend
hayranlık
fan
admire
adore
fascinated
loves
impressed
groupie
admirable
takdir ederken
appreciates
do you admire
appreciation

Examples of using Admiring in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Admiring them?
Nathaniel had accidentally fallen off that bridge while admiring the river.
Nathaniel nehre bakarken kazayla köprüden düşmüş.
Stop admiring yourself!
Hayran hayran kendini izlemeyi bırak!
We could not help admiring the beautiful sunset.
Güzel gün batımına hayran olmamıza yardımcı olamadık.
Forgive me for admiring this portrait, Mr Barbary.
Bu portreye hayran kaldığım için bağışyayın, Bay Barbary.
Do stop admiring yourself!
Kendini beğenmeyi bırak!
Stop admiring them and start striking them out!
Onlara hayranlık duymayı bırakıp sayı yapmaya başlamalısın!
Admiring someone doesn't mean you like him.
Birisine hayran kalmak ondan hoşlandığın anlamına gelmez.
Stop admiring yourself.
Kendini beğenmeyi bırak.
Just admiring you.
Sadece hayranım sana.
Yeah, just admiring my watch.
Saatime hayran hayran bakıyordum.- Evet.
Just admiring my watch.- Yeah.
Saatime hayran hayran bakıyordum.- Evet.
Are all these people admiring my dress, Johnny?
İnsanlar elbisemi beğenmiş midir, Johnny?
Just admiring the view.
Manzaraya hayran kaldım da.
You admiring yourself, Ms. Traub?
Kendinizi çok mu beğeniyorsunuz Bayan Traub?
Admiring the paint job.
Boyasına hayran kaldık.
Have you been busy chatting and admiring the palace?
Çene çalıp saraya hayran mı oldunuz?
He's just admiring my coat, Archchancellor.
Sadece paltomu takdir ediyor Archchancellor.
Just admiring your tie, that's.
Sadece güzel kravatına bakıyordum.
You are either staring at my ring or admiring my rack.
Sen ya yüzüğüme dik dik bakıyorsun ya da parmağıma özeniyorsun.
Results: 95, Time: 0.1151

Top dictionary queries

English - Turkish