ADVOCATE in Turkish translation

['ædvəkət]
['ædvəkət]
avukat
lawyer
attorney
counselor
solicitor
advocate
barrister
advocate
savunan
defending
advocating
argues
stand up
savunma
to defend
defense
justify
to uphold
advocating
defensive
arguing
to plead
avukatı
lawyer
attorney
counselor
solicitor
advocate
barrister
avukatını
lawyer
attorney
counselor
solicitor
advocate
barrister
avukatlığını
lawyer
attorney
counselor
solicitor
advocate
barrister
savunucusuydu
savunucusuyum
savun
to defend
defense
justify
to uphold
advocating
defensive
arguing
to plead
savunmak
to defend
defense
justify
to uphold
advocating
defensive
arguing
to plead

Examples of using Advocate in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Devil's advocate. I gotta pay taxes?
Vergi mi ödemem lazım? Şeytanın avukatlığını yapıyorum?
You leave me little choice. Advocate Grayson, Silence!
Avukat Grayson… bana başka seçenek bırakmadınız. Sessizlik!
The kidnappers target men who advocate for government control of women's bodies.
Kadın vücudunu devletin kontrol etmesini savunan kişiler hedef alınıyor.
I just love playing devil's advocate. Sorry.
Ama şeytanın avukatını oynamayı sevdim. Üzgünüm.
Devil's advocate.
Şeytanın avukatlığını yapıyorum.
Advocate for the guy all you want after we get these people back safe.
Bu insanları sağ salim bulduktan sonra adamı istediğin kadar savun.
Advocate, would you do me a favor and reshape this cube? Thank you.
Avukat, bu küpe şekil verebilir misiniz? Teşekkürler.
The kidnappers target men who advocate for government control of women's bodies.
Hükümetin kadın bedenini kontrol etmesini savunan… erkekleri hedef almışlar.
I was playing devil's advocate.
Ben şeytanın avukatını oynuyordum.
Devil's advocate. I have got to pay taxes now?
Vergi mi ödemem lazım? Şeytanın avukatlığını yapıyorum?
Thank you. Advocate, would you do me a favor and reshape this cube?
Avukat, bu küpe şekil verebilir misiniz? Teşekkürler?
I'm just playing the devil's advocate.
Ben sadece şeytanın avukatını oynuyorum.
Look, I'm sorry but I have to play devil's advocate here.
Bak, kusura bakma ama şu an şeytanın avukatlığını yapmalıyım.
You leave me little choice. Advocate Grayson, Silence!
Sessizlik! Avukat Grayson… bana başka seçenek bırakmadınız!
I'm playing the devil's advocate.
Ben şeytanın avukatını oynuyorum.
I would instruct the staffjudge advocate.
talimatım üzerine askeri avukat.
Listen, Frank, all I'm asking is that you play devil's advocate with them.
Dinle Frank, tek istediğim onlara karşı şeytanın avukatını oynaman.
Paladino, longtime advocate of superhero rights, is missing"?
Uzun süredir süper kahraman haklarını savunan avukat, kayıp. KAYIP?
All right, Bones, let's call the child advocate.
Tamamdır, Bones, gel çocuk avukatını çağıralım.
Guys, can I play devil's advocate just for a second?
Arkadaşlar bir anlığına şeytanın avukatını oynayabilir miyim?
Results: 374, Time: 0.0734

Top dictionary queries

English - Turkish