AISHA in Turkish translation

aisha
aish
ayşe
aisha
ayþe
ayse
aicha
ayqe
ayesha
aïcha
ayåÿe
aişe
aisha
aishayla
aish
aishanın
aish

Examples of using Aisha in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Aisha, you said that you arrived from your relative's place at Kentaki Mahdi?
Yanından geldiğini söyledin. Ayşe, Kentaki Mahdideki akrabalarının?
Aisha goes to.
Aishanın gittiği yer.
Yeah. I need to catch up with Terra and Aisha.
Terra ve Aishayla görüşmeliyim.- Evet.
She's a nurse. Where do you take Miss Aisha for dinner first time?
Kendisi hemşireydi. İlk olarak, bayan Aishayı nerede yemeğe götürdünüz?
I'm not jealous, Fahri./ You're jealous, Aisha.
Kıskanıyorsun, Ayşe.- Kıskanmıyorum, Fahri.
Send police to Aisha"s father"s house immediately.
Aishanın babasının evine hemen polis gönder.
If you have to try one last time… then take Aisha to Mumbai.
Eğer bir kez daha denemek istiyorsan… Aishayı Mumbaiye götür.
Aisha, as a lawyer, I ask you to answer all these questions honestly.
Dürüstçe cevap vermeni istiyorum. Ayşe, bir avukat olarak, tüm sorularıma.
What… It's just strange not seeing Aisha get something right. Maybe!
Aishanın bir şeyi başaramamasını görmek garip. Olabilir. Ne…!
Stella, later! Help me wake up Tecna and Aisha.
Stella, sonra! Hadi, Tecnayla Aishayı uyandırmama yardım et.
But your womb, Aisha, our baby.
Ama karnın Ayşe, bebeğimiz.
It's just strange not seeing Aisha get something right. What… Maybe!
Aishanın bir şeyi başaramamasını görmek garip. Olabilir. Ne…!
I can't believe everyone is listening to Aisha like she knows everything.
Herkesin her şeyi biliyormuş gibi Aishayı dinlemesine inanamıyorum.
Aisha, my mother, could do as many as twenty tricks a day.
Ayşe, annem günce 20 tane adamla yatıyormuş.
Now open your veil, Aisha.
Şimdi peçeni aç, Ayşe.
That wall is too strong for you to destroy. Aisha.
Bu duvarı yıkman için çok güçlü olmalısın. Ayşe.
Your baby is lucky to have a very strong mother like Aisha.
Sahip olduğu için şanslı. Bebeğin Ayşe gibi güçlü bir anneye.
Fahri!/ It's slander, Aisha.
Fahri!- Bu bir iftira, Ayşe.
Forgive me… Fahri… Aisha.
Beni affedin… Fahri… Ayşe.
Will you put Aisha on the phone?
Telefonu Aishaya verir misiniz?
Results: 431, Time: 0.04

Top dictionary queries

English - Turkish