ANEW in Turkish translation

[ə'njuː]
[ə'njuː]
yeniden
again
anew
rebuild
restore
rewrite
reopen
yeni
new
just
newly
fresh
recently
baştan
again
from the start
all
seduce
from the top
from the beginning
anew
first
tempt
whole
tekrar
again
repeat
tekrardan
again
repeat

Examples of using Anew in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And so it begins all anew.
Ve böylece her şey baştan başlıyor.
See the whole world anew each day.
Bak, tüm dünya her gün yenileniyor.
So we can start anew.
Yeni baştan başlamak için.
Are you sad to leave this place and start anew?
Burayı bırakıp yeni bir hayata başlayacağın için üzgün müsün?
So this is me starting anew.
Yani bu yeni bir sayfa açmış halim.
We have to start anew.
Yeni bir hayata başlamalıyız.
Let us begin anew, by doubting everything we assume has been proven.
Her seye yeni bastan baslayalim kanitlandigini zannettigimiz her seyden…-… süphe ederek.
Even I and Anew understood each other!
Anew ve ben bile birbirimizi anlayabilmiştik!
See the whole world anew each day.
Tüm dünyayı her gün yeni bir biçimde görmeye çalış.
Valhalla anew. Doesn't that sound swell?
Yeni baştan Valhalla. Kulağa harika gelmiyor mu?
A place in tomorrow… current, lasting. Valhalla anew.
Yeni baştan Valhalla. Güncel, kalıcı.
Bangin'… and start your life anew!
Ve hayatına yeni bir biçimde başla!
See the whole world anew each day.
Yeni bir biçimde görmeye çalış. Tüm dünyayı her gün.
By doubting everything we assume Let us begin anew.
Her şeye yeni baştan başlayalım… kanıtlandığını zannettiğimiz her şeyden… şüphe ederek.
I will begin anew immediately, my queen.
Hemen yenisine başlıyorum Kraliçem.
Presumably to start anew somewhere else.
Muhtemelen başka bir yerde hayatına sıfırdan başlamak için.
Here… you begin anew.
Burada… sıfırdan başlıyorsunuz.
By being first, Norway will flourish anew.
Bu adımın öncüsü olarak Norveç yeni baştan gelişecek.
My grief builds this town anew.
Kederim bu şehri baştan yaratıp.
As our case is new, so we must think anew and act anew.
Bizim davamız yeni, demek ki yeni düşüncelerimiz olmalı ve eylemlerimiz de yeni olmalı.
Results: 329, Time: 0.0974

Top dictionary queries

English - Turkish