ANKLE in Turkish translation

['æŋkl]
['æŋkl]
bilek
wrist
ankle
tarsal
carpal
ayak
foot
leg
shoe
boot
toes
ankles
footsteps
footprints
legwork
tread
bileğini
wrist
ankle
tarsal
carpal
bileği
wrist
ankle
tarsal
carpal
bileğim
wrist
ankle
tarsal
carpal
ayağımı
foot
leg
shoe
boot
toes
ankles
footsteps
footprints
legwork
tread

Examples of using Ankle in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I see, so that's why you named her Ankle.
Anlıyorum, demek o yüzden ona Bilek adını verdin.
Maybe I do need that ankle bracelet.
Belki de bana ayak kelepçesi lazımdı.
I'm mad that ankle.
Bileğim beni öldürüyor.
Let's go! So Josie's ankle will be fine?
Git! Josienin bileği düzelecek mi?
He walks in off the street, then breaks Dave's ankle.
Sokaktan geliyor, Davein bileğini kırıyor.
I need new legs and ankle and body. That's good.
Güzel.- Bana yeni bacak, bilek ve vücut lazım.
I would know that ankle anywhere!
O bileği her yerde tanırım!
I sprained my ankle. Are you okay, man?
Bileğim burkuldu.- İyi misin, dostum?
That's good. I need new legs and ankle and body.
Güzel.- Bana yeni bacak, bilek ve vücut lazım.
Sam, my ankle guy's still waiting.
Sam. Bileği kırılan hastam hâlen süyek bekliyor.
Or ankle or knee!
Bileğim veya dizim!
Or sprain an ankle or something? What happens if somebody get heatstroke?
Ya birimizin bileği burkulur ya da başına güneş geçerse?
Ankle all swollen up.
Bileğim tamamen şişmişti.
What happens if somebody get heatstroke or sprain an ankle or something?
Ya birimizin bileği burkulur ya da başına güneş geçerse?
I stepped on the edge of the ledge and twisted, just rolled my ankle.
Çıkıntının kenarına bastım ve bileğim burkuldu ve sarıldı.
Anne's ankle was broken.
Annein bileği kırılmıştı.
Excuse me, but my ankle is still throbbing.
Üzgünüm; ama bileğim hala zonkluyor.
Declan finally got that ankle of his fixed, huh?
Declanın bileği sonunda iyileşmiş, ha?
it's my blinking ankle.
lanet bileğim.
Leg busted nine times, kneecap, five, and the ankle, four.
Bacağım dokuz, dizim beş, bileğim de dört kez kırıldı.
Results: 707, Time: 0.0337

Top dictionary queries

English - Turkish