AYAK in English translation

foot
ayak
yaya
metre
piyade
feet
ayakla
bir ayağını
adım
eteklerinde
leg
bacak
ayak
tiramola
but
shoe
ayakkabı
ayak
pabuç
boot
bot
çaylak
ayakkabı
ayak
tekme
çizmesi
bagajı
önyükleme
acemi
bir postalımı
toes
parmak
ayak
tırnak
ayak parmağı
uçlu
başparmağı
ankles
bilek
ayak
footsteps
ayak izi olacaktı
ayak sesleri
adımına
footprints
ayakizi
ayak izi
bir ayakizi
parmak izi
legwork
ayak işi
tread
lastik
davran
izi
bas
yürü
adımlarla
ayak

Examples of using Ayak in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Çitin diğer tarafında hiçbir… ayak izine rastlamadım.
I didn't find any shoe impressions on the other side of the fence.
Arkasında ayak izi var.
There's tread marks on the back of it.
Ayak işlerini biz yapacağız.
We will do the legwork.
Sen benim ayak duymak istiyorum ve sen gibisinBirisi mi sonra.
You would hear my footsteps and you're like,"Is someone after.
El ve ayak bileklerinde çürük izleri var. Birisi mi?
There are traces of bruising on his wrists and ankles. Someone?
Evin arkasındaki ayak izleri bana ait… ama kapıdaki lastik izleri değil.
But not the tire tracks by the gate. The footprints behind the house are mine.
İşte biraz extra Johnnienin ayak parası.
Here's a little something extra for Johnnie's shoe fund.
Şu ayak izinin kalıbını al da ne kadar iyi olduğunu görelim?
Why don't you print that tread and see how good you are?
Raporda el ve ayak bilekleriyle dizlerinde kurşun yaraları belirtiliyor.
The postmortem detected gunshot wounds to the wrists, knees and ankles.
Yani tavan arasında ayak sesleri gibi şeyler duydunuz.
So you say you heard a loud thump and footsteps in the attic.
Ayak işlerini sen yap.
You did the legwork.
Gardiyanlar ayak izlerini takip etti.
Through the Quinns' backyard Guardians tracked her footprints.
Bu alanda gidip gelmiş yüzlerce ayak izi olmalı.
There's got to be hundreds of shoe prints crisscrossing this lot.
Bayanın el ve ayak bileklerindeki zedelenmelere bakın, beyler.
See gentlemen, these bruise marks on the lady's wrists and ankles.
Ayakkabı değil, ayak. Ayak izleri.
Footprints. Not shoes, feet.
Garsonların ayak sesini duymaya başladıysan… işini iyi yapmıyorsun demektir.
That's when you know you're not doing well. When you hear the waitress's footsteps.
Ayak izleri, standart durum.
Tread marks. Standard issue.
Winfield yolunda bulduğumuz ayak izleri.
The shoe prints we found on Winfield road.
El ve ayak bileklerinden sinyal toplayacak.
It picks up a pulse in the wrists and the ankles.
Haydi! Ayak izleri.
Footprints. come on! footprints.
Results: 3351, Time: 0.0364

Top dictionary queries

Turkish - English