ANNIHILATE in Turkish translation

[ə'naiəleit]
[ə'naiəleit]
yok
no
not
have no
destroy
nah
nope
there's nothing
i̇mha etmek
destroy
to dispose
we have to exterminate
self-destruct
defusing
annihilations

Examples of using Annihilate in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Go ahead and annihilate them, dear.
Devam et ve onları yok et hayatım.
They attack, I annihilate.
Onlar saldırır ben yok ederim.
Crush and annihilate'em!
Onları ez ve mahvet!
Annihilate them! It's war!
Savaş başlasın! Onları mahvedeceğiz!
If not attacking, you annihilate.
Eğer ona saldırmazsan, ben seni yok ederim.
Me and two other dudes just watched the Jags annihilate the Texans!
İki kankamla beraber Jagsin Texansı haklayışını izledik!
A science station. I would like to know why they would annihilate.
Onların kim olduklarını ve neden bir uzay istasyonunda ki, bilimadamlarını yok ettiklerini bilmek isterdim.
They can annihilate anything locked inside this chamber.
Bu odanın içinde kilitli olan her şeyi imha edebilirler.
Dolores could annihilate it, make your sacrifice meaningless.
dış dünyada Dolores onu mahvedip fedakârlığını anlamsız kılabilir.
They can park in orbit and systematically annihilate every major city on our entire planet, regardless of who's Kelownan or Tiranian.
Yörüngeye park edip sistematik olarak her büyük şehri yok edebilirler, tüm gezegenimizi, Kelowna veya Tirania, ayırt etmeden.
And I'm not gonna have it on my conscience! You understand? If she's carrying a virus, she could annihilate half the city.
Anlamıyor musun, eğer kanında virüs taşıyorsa şehrin yarısını yok edebilir… ve vicdanımın buna izin vereceğini hiç sanmıyorum.
And I'm not gonna have it on my conscience! If she's carrying a virus, she could annihilate half the city.
Eğer kanında virüs taşıyorsa şehrin yarısını yok edebilir… ve vicdanımın buna izin vereceğini hiç sanmıyorum.
And I'm not gonna have it on my conscience! If she's carrying a virus, she can annihilate half the city.
Eğer kanında virüs taşıyorsa şehrin yarısını yok edebilir… ve vicdanımın buna izin vereceğini hiç sanmıyorum.
If we can make them realize that we can annihilate a quarter of the capital guards with only five Golems.
Sadece beş Golem ile başkent güçlerinin çeyreğini yok edebileceğimizi onlara gösterirsek.
If I can divert the power of the arc reactor and aim it at the Technovores, I can annihilate them.
Ana reaktörün gücünü yönlendirip Technovorelara hedeflersem onları yok edebilirim.
The Tesla death ray, Tesla said, could annihilate an army of 100,000 soldiers at once, and could melt an aircraft engine from 250 miles away.
Tesla ölüm ışını, Teslanın söylediği şekilde; 100,000 kişilik bir orduyu bir anda yok edebilir, 500 km uzaktan bir uçak motorunu eritebilirdi.
the two opposing forces… would annihilate one another violently.
iki zıt kuvvet… birbirini şiddetli bir şekilde yok eder.
If she's carrying a virus, she can annihilate half the city.
kanında virüs taşıyorsa şehrin yarısını yok edebilir.
anti-things ever met each other, they would instantly annihilate, turning all their mass into energy.
anti-şeyler bir araya gelirse anında birbirlerini yok edeceklerinin, bütün kütlelerini enerjiye dönüştüreceklerinin, farkına vardı.
One whose only goal is to strike down the Dragon of the Heavens… and annihilate the power shields protecting Tokyo.
Tek amacı, Cennet Ejderhalarını öldürmek ve Tokyoyu koruyan güç kalkanlarını imha etmek.
Results: 82, Time: 0.103

Top dictionary queries

English - Turkish