APPROACHABLE in Turkish translation

[ə'prəʊtʃəbl]
[ə'prəʊtʃəbl]
cana yakın
friendly
pleasant
personable
amiable
approachable
outgoing
affable
lovable
warm-hearted
congenial
yaklaşılabilir
burn
light
fire
torch
incinerate
ignite
kindle
burning
ulaşılabilir
to
get
you could
liébana
acgroup

Examples of using Approachable in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Hey, who is that relaxed and approachable guy?
Hey, buradaki en rahat ve sempatik adam kimmiş bakalım?
are you slipping into something more approachable?
üzerine daha uygun bir şey mi giyiyorsun?
Men find me very approachable because my eyes are large
Erkekler beni çok cana yakın buluyor çünkü gözlerim geniş.
I don't want to be more approachable, and I prefer people not reading my emotions… they're mine.
Daha yaklaşılabilir olmak istemiyorum… ve insanların duygularımı okumamasını tercih ediyorum.
He needs to be fun, approachable, and above all, should avoid sharing the gory details.
Eğlenceli ve cana yakın olmalı, ancak en önemlisi kanlı detaylar paylaşmaktan kaçınmalı.
You're good at it because you have that a boy-next-door innocence that makes you approachable, okay?
İyisin çünkü komşu çocuk masumiyetine sahipsin ki, bu da seni cana yakın yapıyor, tamam mı?
You're using me to try to get closer to Jess and Casey, because you think that I'm approachable, aren't you?
Jess ve Caseye yaklaşmaya çalışmak için beni kullanıyorsun, çünkü yanaşılabilir olduğumu düşünüyorsun, değil mi?
Like I was-- like I was Ryan Reynolds bigger-boned but more approachable brother. Women started looking at me.
Kadınlar bana… Ryan Reynoldsın daha iri kemikli ama daha samimi kardeşiymişim gibi bakıyordu.
When the Centre for the Promotion of Science opens, these kinds of exhibitions will be available to us every day and science will become much more approachable and comprehensible," director of the future centre Aleksandra Drecun told SETimes.
Bilimi Tanıtma Merkezi açıldığında, bu tür sergiler her gün açık olacak ve bilim çok daha ulaşılabilir ve anlaşılır hale gelecek.'' dedi.
But maybe I need to be even approachabler.
Ama belki de daha çok yaklaşılabilir olmam lazım.
But maybe I need to be even approachabler.
Ama belkide daha ulaşılabilir olmam gerekiyor.
He's like an approachable Dylan.
Dylanın cana yakın hali gibi.
So they were a lot more approachable.
Yani çok cana yakındılar.
Thoughtful without being snooty, and approachable without sounding flighty.
Kibirli değil düşünceli ve kaprisli değil cana yakın.
I know… I'm not the most approachable person.
Çok kolay biri değilim. Biliyorum.
You're not always the most approachable person, Chubbuck.
Her zaman en kolay iletişim kurulan biri değilsin, Chubbuck.
I do think that I'm very approachable as one of the guys.
Ben onlara yakın olduğumu düşünüyorum… onlardan birisi gibiyim.
I do think that I am very approachable.
Ben onlara yakın olduğumu düşünüyorum.
Tom seems approachable.
Tom cana yakın görünüyor.
Tom is approachable, isn't he?
Tom cana yakın, değil mi?
Results: 103, Time: 0.0615

Top dictionary queries

English - Turkish