SAMIMI in English translation

sincere
samimi
içten
dürüst
yürekten
halis
has kılarak
içtenlikle
candandı
intimate
samimi
özel
yakın
mahrem
kişisel
içten
ilişkiye
sıkı fıkı
friendly
dost
dostane
arkadaşça
samimi
cana yakın
dostluk
sıcakkanlı
sevecen
canayakın
arkadaş canlısı
close
yakın
yakınlarda
yakin
kapalı
samimi
kapat
kapatın
yaklaştın
yakınız
cozy
rahat
sıcak
samimi
sıcacık
hoş
şirin
konforlu
keyifli
rahat rahat
genuine
gerçek
samimi
içten
orijinal
sahici
özgün
hakiki
candid
samimi
gizli
dürüst
şakası mı
açık sözlü
içten
açık konuşabilir miyim
honest
dürüst
açıkçası
samimi
açık
doğrusu
içten
namuslu
cordial
samimi
likörü
i̇çten
candan
sıcak
frank
dürüst
folksy

Examples of using Samimi in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
O adam bu başkan ile samimi olduklarını mı söyledi?
Did those men tell you they're close to this chairman?
Lütfen bu samimi dileğime kulak ver.
please listen to my honest request.
İlk başta samimi olduğuna inandım.
At first I believed she was sincere.
Affedersiniz. Bayım. İyi ve samimi arkadaşlar gibi buradayız.
We are here like good and intimate friends. Sir… Excuse me.
Çok samimi bir ilişkimiz vardı ve Stefan babasıyla son derece iyi anlaşıyor.
We had a perfectly cordial relationship, and Stefan gets on extremely well with his father.
Troller, samimi yaratıklar tomtelerle folklorun önemli bir parçası.
Along with friendly creatures, like the tomte. Trolls are a big part of Swedish folklore.
Sadece değerlendirme ama samimi görünüyor. Bir terslik var.
It's just a read, but his denial seems genuine. Something's off.
Samimi, değil mi? Eh, buraya gelmek zaman aldı.
Well, it took some time to get it right. Candid.
Yataktan yeni çıkmış olacak. Sıcak ve samimi.
She will just be getting out of bed… all cozy and warm.
İçişleri Bakanıyla'' çok samimi olduğunuzu söyledi.
He said that you and the Home Secretary were"very close.
Hayır, bunu söyleyecek kadar samimi değilsiniz!
You are not honest enough to say it. No!
Daha samimi görünürdü.
That would seem more sincere.
böyle daha samimi olacak.
it will be more intimate.
Samimi olmak gerekirse, benim türüm kafalarını oldukça karıştırıyor.
To be frank, I think they're quite confused as to my species.
Samimi daveti muhtemelen bu yüzden aldık. Bizi kastediyor.
That's probably why we received that cordial invitation to call on her. That means us.
Garip ama samimi. Bak, uh, samimi gibi görünüyorsun…- Evet.
Yes. weird but genuine. Look, uh, you seem genuine.
O seninle çok samimi gibiydi. Hayır. Ne?
No. What? Mm, he seemed very friendly with you?
Bak, bize samimi bir tepki lazım, tamam mı?
Look, we need some candid reaction stuff, okay?
Diğer tüm kızlar… Teri ile çok samimi olduğunuzu söylüyor.
All the other girls have… claimed that you were very close to Teri.
Samimi bir yer. Cok… samimi. Cok.
It's a… cozy place. It's… cozy.
Results: 1526, Time: 0.0507

Samimi in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English