ARE PREPARING FOR in Turkish translation

[ɑːr pri'peəriŋ fɔːr]
[ɑːr pri'peəriŋ fɔːr]
hazırlanıyor
ready
set
up
prepare
instant
get
için hazırlık
preparation for
prepare for
prep for
arrangements for
ready for
setting up for
için cennetteki yerlerini hazırlamış
hazırlanıyorlar
ready
set
up
prepare
instant
get

Examples of using Are preparing for in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
people in the tourism industry are preparing for their big season.
büyük sezon için hazırlıklarını tamamlıyorlar.
People are preparing for Ali's return and it's not with flowers and"welcome home" banners.
Alinin dönüşüne hazırlık yapanlar var. Hoş geldin pankartları ve çiçekler yok ama.
As students inside are preparing for their greatest test yet one more failure could cost them their lives. Okay.
Öğrenciler içeride en önemli sınavları için hazırlanırken… bir yanlış daha yapmaları hayatlarına mal olabilir. Tamam.
Whoever disbelieves, then the calamity of his disbelief is only on him; and those who do good deeds, are preparing for themselves.
Kim inkar ederse, artık onun inkarı kendi aleyhinedir; kim salih bir amelde bulunursa, artık onlar kendi lehlerine olarak( cennetteki yerlerini) döşeyip hazırlamaktadırlar.
those who do good deeds, are preparing for themselves.
kendileri lehine iyi bir hazırlık yapmış olurlar.
Whosoever disbelieveth, on him is his infidelity, and those who work righteously are preparing for themselves.
Kim kafir olursa küfrünün suçu, ona aittir ve kim, iyi işlerde bulunursa bu çeşit adamlar da o iyiliği kendileri için hazırlamışlardır.
especially now, while you're preparing for your wonderful wedding.
özellikle şimdi… siz harika düğününüz için hazırlanırken.
is only on him; and those who do good deeds, are preparing for themselves.
iyi işlerde bulunursa bu çeşit adamlar da o iyiliği kendileri için hazırlamışlardır.
Whoever disbelieves, upon him falls his disbelief. And whoever acts righteously-they are preparing for themselves.
Kim kafir olursa küfrünün suçu, ona aittir ve kim, iyi işlerde bulunursa bu çeşit adamlar da o iyiliği kendileri için hazırlamışlardır.
rejecting the accusations."Thieves steal on these days, murderers kill… and those ready to execute terrorist actions are preparing for that.
katiller öldürüyor ve terör eylemleri yapmaya hazır olanlar da bunun için hazırlanıyorlar.
She is preparing for the Olympic Games this year.
O, bu yıl Olimpiyat oyunları için hazırlanıyor.
He is preparing for the Olympic Games this year.
O, bu yıl Olimpiyat oyunları için hazırlanıyor.
Tom is preparing for his own death.
Tom kendi ölümü için hazırlanıyor.
Tom is preparing for an important event.
Tom önemli bir olay için hazırlanıyor.
He's preparing for a diplomatic career.
O bir diplomatik kariyer için hazırlanıyor.
Starling General is preparing for possible casualties.
Starling Generali muhtemel kayıplar için hazırlanıyor.
She is preparing for college.
O, üniversite için hazırlanıyor.
What do you think, how long has Tom been preparing for the exam?
Ne düşünüyorsun, Tom ne kadar süredir sınav için hazırlanıyor?
He's preparing for the journey.
O, yolculuk için hazırlanıyor.
The crew is preparing for takeoff.
Mürettabat kalkış için hazırlanıyor.
Results: 45, Time: 0.0551

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish