ASSEMBLYMAN in Turkish translation

milletvekili
MP
congressman
deputy
lawmaker
parliamentary
mps
alderman
representative
assemblyman
member of parliament
mecli̇s üyesi̇
assemblyman kim
zabıtaya

Examples of using Assemblyman in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And won… That's why I became an assemblyman.
Bu yüzden milletvekili oldum.
Assemblyman joo seung-tae.
An8} MECLİS ÜYESİ JOO SEUNG-TAE.
After she discovered the assemblyman had passed, she called EMS.
Meclis Üyesinin öldüğünü fark ettikten sonra. Acil Yardım servisini aramış.
I just like to confirm, in fact, the assemblyman knew the boy.
Meclis üyesinin gerçekte çocuğu tanıdığını teyit etmek iyi olur.
I know that you're the state assemblyman.
Sen eyalet meclis üyesisin, biliyorum.
Goodness, Assemblyman.
Tanrım, Meclis Üyeleri.
An assemblyman charged with three counts of spousal domestic violence.
Bir meclis üyesi aile içi şiddet sırasında işlediği üç suçla yargılanıyor.
Names from the social register, an assemblyman, an AIDS fundraiser.
Sosyal Listeden isimler bir meclis üyesi AIDS yardım derneğinden isimler.
Mr. Assemblyman, he's basically buying the public with money.
Sayın Vekilim, resmen kamuyu parayla satın alıyor.
State senator, assemblyman, people who work for the governor.
Senatörler, vekiller, devlet için çalışanlar.
Exposing an assemblyman as a sex offender?
Bir meclis üyesinin cinsel suçlu olduğunu açıklamak?
State of the nation address where assemblyman oh was rescued.
Ulusa sesleni̇ş mecli̇s üyesi̇ ohnun kurtarildiği yer.
Assemblyman Oh isn't qualified to give a eulogy.
Vekil Oh anma konuşması yapacak liyakatte değil.
Assemblyman Oh Yeong-seok will now give a eulogy.
Vekil Oh şimdi bir anma konuşması yapacak.
Assemblyman Oh was telling the truth.
Vekil Oh doğru söylüyormuş.
Is a symbolic member of the nonparty cabinet. Assemblyman Oh.
Meclis Üyesi Oh partisiz kabinenin sembolik bir üyesi.
Assemblyman park's sex scandal.
Mi̇lletveki̇li̇ parkin seks skandali.
Or an assemblyman on the take.
Ya da rüşvet alan bir meclis üyesi.
According to this, his biggest competition is an assemblyman named Cortland Hughes.
Buna göre en büyük rakibi Cortland Hughes adında… bir meclis üyesi.
Assemblyman Oh is nothing but an independent new assemblyman.
Meclis Üyesi Oh alt tarafı bağımsız bir yeni vekil.
Results: 168, Time: 0.0672

Top dictionary queries

English - Turkish