BARMAID in Turkish translation

['bɑːmeid]
['bɑːmeid]
barmen
bartender
barkeep
barman
barmaid
bartending
mixologist
barmaid
bartender
barmeytlik
barmaid
barmendi
bartender
barkeep
barman
barmaid
bartending
mixologist
barmene
bartender
barkeep
barman
barmaid
bartending
mixologist

Examples of using Barmaid in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Anyway, barmaid comes over-- Blue.
Maviymiş. Neyse, barmen gelmiş ve.
Blue. Anyway, barmaid comes over.
Maviymiş. Neyse, barmen gelmiş ve.
The miss Boston barmaid competi… Oh.
Boston Bayan Barmen Yarışması.
Reactive, but not hovering. The barmaid is.
Ama rahatsız edici değil. Barmen duyarlı.
Good night, beautiful barmaid.
İyi geceler, güzel barmen.
You see the barmaid, the blonde?
Barmeni görüyor musun, sarışın olan?
It's far too late for a barmaid to be up.
Bir barmenin kalkması için çok geç.
I think it's that lovely barmaid.
Bu barmenin güzel olduğunu düşünüyorum.
She will let you in. Maureen's a barmaid.
Maureenin barmeni. Seni içeri alacak. Sana vereceği bir şey olacak.
I'm sure she's way more important than some barmaid.
Bazı barmenlerden daha önemli biri olduğuna eminim.
Part-time barmaid.
Yarı zamanlı barmenlik.
Once there was a barmaid At the Prince George Hotel.
Bir zamanlar barmen kız vardı, Prens George Otelinde.
You were so funny when you pretended to be that shy barmaid arguing with a duck.
O ördekle tartışan utangaç bayan barmeni oynadığında çok komiktin.
You have been messing around with that barmaid all night, I know.
Bütün gece o barmen kadınla birlikte olduğunu biliyorum.
You're messing around with that barmaid.
O barmen kadınla birlikteydin.
Does the owner always pour drinks like a barmaid?
Mekan sahibi bir barmen gibi içkileri daima kendisi mi döküyor?
I think she would be happier if a barmaid wasn't moving into her house.
Bence bir barmen evine taşınmıyor olsaydı çok daha memnun olurdu.
We will go to the Crown, barmaid in there's got a smashing pair of tits.
Crowna gideceğiz. Oradaki barmen kızın olağanüstü göğüsleri var.
I paid the barmaid.
Bardaki kadına ödedim.
Now, have that barmaid bring me some champagne.
Şimdi, şu bardaki kıza söyle bana şampanya getirsin.
Results: 100, Time: 0.0761

Top dictionary queries

English - Turkish