BARNS in Turkish translation

[bɑːnz]
[bɑːnz]
ahır
barn
stable
stall
barnyard
manger's
a sty
a pigsty
barnlar
ambarlara
hatch
barn
hold
silo
warehouses
bilge
granary
storeroom
storehouse
barns
çiftlikleri
farm
ranch
plantation
barnyard
the hacienda
farmhouse
farmyard
ahırları
barn
stable
stall
barnyard
manger's
a sty
a pigsty
ahırlarda
barn
stable
stall
barnyard
manger's
a sty
a pigsty
ahırlardan
barn
stable
stall
barnyard
manger's
a sty
a pigsty

Examples of using Barns in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And barns.
Are you a religious man, Agent Barns?
Dindar bir adam mısın, Ajan Barns?
The Black Legion… They burning barns and killing livestock.
Kara Birlik ahırları ve hayvanları yakıyor.
In garages and barns for the rest of eternity?
Sonsuza kadar garajlarda ve ahırlarda?
Uh, just old college tools in one of the barns.
Ah, sadece eski kolej araçları ahırlardan birinde.
So they went away and next week two more barns burned down.
Onlar da bir sonraki hafta çekip gittiler. 2 ahır daha yandı kül oldu.
Hi, this is Alyssa Barns, leave a message.
Selam, ben Alyssa Barns, Mesaj bırakın.
Fire the barns.
Ahırları yakın.
Straw stacks and barns.
Saman balyaları üstünde ve ahırlarda.
How many red barns can there be I will drive up there.
Orada kaç tane kırmızı ahır olabilir Oraya gideceğim.
Leave the house. Fire the barns.
Ahırları yakın. Evi terkedin.
Straw stacks and barns. Where you been sleepin'?
Nerelerde uyuyordun? Saman balyaları üstünde ve ahırlarda.
I will drive up there. How many red barns can there be.
Orada kaç tane kırmızı ahır olabilir Oraya gideceğim.
checking on outbuildings and barns first.
ek binaları ve ahırları kontrol edeceğiz.
We still have two barns to search down the road. Let's get started.
Daha aramamız gereken iki ahır var. Başlayalım.
Farmhouses have barns.
Çiftlik evlerinin ahırları vardır.
We still have two barns to search down the road. Let's get started.
Başlayalım. Daha aramamız gereken iki ahır var.
Except he paints houses and barns.
Ama o evleri ve ahırları boyuyor.
Let's get started. We still have two barns to search down the road.
Daha aramamız gereken iki ahır var. Başlayalım.
Leave the house. Fire the barns.
Evi terkedin. Ahırları yakın.
Results: 90, Time: 0.0489

Top dictionary queries

English - Turkish