BEAKS in Turkish translation

[biːks]
[biːks]
gagaları
beak
bill
aquiline
gagalar
pecking
gagalarınızı
beak
bill
aquiline
gagalarımız
beak
bill
aquiline
gagalarını
beak
bill
aquiline
gaga
beak
bill
aquiline
beaks

Examples of using Beaks in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It's a little macabre. It's principally bones and beaks.
Kemik ve gagalardan oluşuyor. Biraz karanlık.
Don't look down Let's keep our beaks up.
Gagamız yukarıda olsun, tamam mı? Aşağı bakma.
Don't look down Let's keep our beaks up, shall we?
Aşağı bakma. Gagamız yukarıda olsun, tamam mı?
And we battled with our beaks.
Ve gagalarımızla kavga ederdik.
Lord Allomere rescued two owlets in the Beaks.
Lord Allomere, Gagalarda iki baykuşu kurtarmış.
With their gentle, curved beaks, the flamingos are no match for the marabous.
Hassas, kıvrık gagalarıyla flamingolar Hint leyleklerinin dengi olamaz.
They say,"We just want to wet our beaks.
Derler ki,'' Sadece gagalarımızı ıslatmak istiyoruz.
It gets rid of all the bones and beaks.
Tüm kemikleri ve gagası ayrılır.
It's principally bones and beaks.
Kemik ve gagalardan oluşuyor.
The petrels, with their great hooked beaks, are usually the first to rip open a carcass.
Fırtına kuşları, büyük çengelli gagalarıyla leşi ilk parçalayan olurlar.
It's a little macabre. It's principally bones and beaks.
Biraz karanlık. Kemik ve gagalardan oluşuyor.
Okay. Because I thought it was all the chicken beaks in the bucket.
Tamam. Ben de kovadaki tavuk gagalarından sanmıştım.
I thought it was all the chicken beaks in the bucket. Oh, okay.
Tamam. Ben de kovadaki tavuk gagalarından sanmıştım.
Okay. I thought it was all the chicken beaks in the bucket.
Tamam. Ben de kovadaki tavuk gagalarından sanmıştım.
Toucans have large, colorful beaks.
Tukanların büyük, renkli gagaları vardır.
Pelicans have large beaks.
Pelikanların büyük gagaları vardır.
Maybe she is another reason why they had such large beaks- to show off with during courtship.
Belki onların böyle büyük gagaları olmasının başka nedenleri vardır kur yaparken göstermek için.
The bright orange beaks of gentoo penguins are a much more common sight on the Peninsula these days.
Gentoo penguenlerinin parlak turuncu gagaları bugünlerde yarımadada çok daha yaygın bir manzara.
Yeah, well, I'm sorry, but beaks get broken in war, don't they?
Evet, üzgünüm, fakat savaşta gagalar kırılır, değil mi?
The typical storks include the white stork and six other extant species, which are characterised by straight pointed beaks and mainly black
Yaşayan yedi türü bulunan tipik leylekler düz ve sivri gagaları ve esas olarak beyaz
Results: 95, Time: 0.0603

Top dictionary queries

English - Turkish