BEVERAGES in Turkish translation

['bevəridʒiz]
['bevəridʒiz]
içecekler
to drink
beverage
refreshments
can
içki
drink
liquor
booze
alcohol
hooch
meşrubat
soft drink
beverage
soda
içecek
to drink
beverage
refreshments
can
i̇çecekler
to drink
beverage
refreshments
can
içeceklerle
to drink
beverage
refreshments
can
içkiler
drink
liquor
booze
alcohol
hooch
i̇çki
drink
liquor
booze
alcohol
hooch

Examples of using Beverages in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Please don't bring alcoholic beverages into the stadium.
Lütfen stadyuma alkollü içecek getirmeyin.
Beverages. Beverages. Beverages. Snacks. Snacks. Beverages.
İçecekler, içecekler, atıştırmalıklar içecekler, içecekler, atıştırmalıklar, atıştırmalıklar, içecekler!
Because today, we're not just serving food and beverages.
Çünkü bugün sadece yiyecek ve içecek servis etmiyoruz.
It has nearly twice the caffeine of Pepsi's other cola beverages.
Pepsinin diğer kolalı içeceklerinin yaklaşık iki katı kadar kafeini var.
For several years, the law has also prohibited advertising alcoholic beverages.
Alkollü içeceklerin reklamını yapmak kanunlar gereği yıllardır yasak.
Tassimo Second Cup beverages were launched in September 2012.
Tassimo Second Cup içecekleri Eylül 2012de piyasaya sürüldü.
All of your food and beverages will be comped, and I'm not wearing any panties.
Tüm yiyecek ve içecekleriniz bizden ayrıca iç çamaşırı giymiyorum.
Those 1,445 guys think they can hide their malt beverages from me?
Çiler içkileri benden saklayacaklarını mı sanıyorlar?
I sold him the power to caffeinate beverages.
İçeceklere kafein ekleyebilme gücü verdim.
I was just exploring the replicator-- trying some alien beverages.
Bazı yabancı meşrubatlarını deneyerek, sentezleyiciyi keşfediyordum.
It's time the country becomes known for products other than food and beverages, she thinks.
Ülkenin yiyecek ve içecekleri dışındaki ürünlerle tanınmasının zamanı geldiğini düşünüyor.
I see you gentlemen are enjoying beverages. Friend Raj.
Bazı içeceklerin tadını çıkardığınızı görüyorum. Dost Raj.
Skidmark. You bringing the beverages?
Skidmark. İçecekleri getiriyor musun?
Can I get you some other beverages?
Diğer içkilerden getirebilir miyim?
Your daughter, she… likes… cooling beverages.
Kızınız, o… soğuk içeceklerden… hoşlanıyor.
humans need alimentation, which consists of foods and beverages.
insanların yiyeceklerden ve içeceklerden oluşan beslenmeye ihtiyacı var.
We use them to store beverages time to time.
Zaman zaman içecekleri depoluyoruz.
The anti-tobacco organizations were also against consumption of alcoholic beverages.
Tütün karşıtı organizasyonlar ayrıca alkollü içeceklerin tüketimine de karşıydılar.
I was just exploring the replicator, trying some alien beverages.
Sentezleyiciyi keşfediyordum. Bazı yabancı meşrubatlarını deneyerek.
You will be in Beverages for a while.
Bir süreliğine içkilerde olacaksın.
Results: 207, Time: 0.0708

Top dictionary queries

English - Turkish