BIG STAR in Turkish translation

[big stɑːr]
[big stɑːr]
büyük bir yıldız
big star
great star
huge star
massive star
a major star
stars which are larger
büyük bir star
big star
big starı
büyük bir yıldızın
big star
great star
huge star
massive star
a major star
stars which are larger
kocaman bir yıldız

Examples of using Big star in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
A big star and yet so humble.
Ne büyük bir yıldız ve alçakgönüllülük.
Big star in Germany.
Almanyanın büyük yıldızı.
A big star like you having to stay in a dump like this.
Senin gibi büyük bir yıldızın, böyle bir çöplükte kalmak zorunda olması.
I was gonna be a big, big star.
Büyük, büyük bir yıldız olacaktım.
She never had the nerve to approach the big star quarterback Brent.
O asla büyük yıldız, oyun kurucu Brente yaklaşmaya cesaret edememişti.
And now you're such a big star you don't need us?
Şimdi büyük yıldız oldun diye, bizi istemiyor musun?
And now it's time to put a big star in our small car.
Ve büyük yıldızı küçük arabamıza koyma zamanımız geldi.
Just head for that big star straight on.
Yalnızca karşıdaki büyük yıldıza dön.
Big Star. What's this?
Büyük Yıldız. Ne bu?
What's this? Big Star.
Büyük Yıldız. Ne bu?
Then our big star… you… makes his appearance.
Sonra büyük starımız -yani sen- ortaya çıkıyorsun.
Then our big star, you.
Sonra büyük yıldızımız- sen- görünüyorsun.
The girl will be a big star, right,?
O kız büyük yıldız olacak, doğru mu?
Girl's gonna be a big star, right?
O kız büyük yıldız olacak, doğru mu?
I spent hundreds of thousands of dollars on her, to make her a big star.
Onu meşhur bir yıldız yapmak için binlerce dolar harcadım.
Looks like he could be a big star.
Büyük yıldız olacak gibi duruyor.
She's a big star now.
Simdi buyuk bir yildiz oldu.
The rod should fit in the big star.
Asa, büyük yıldıza uymalı.
Now it's time to put a big star in our small car.
Şimdi ufak arabaya büyük yıldızı koyma vakti.
And now it's time to put a big star in our small car.
Ve şimdi büyük yıldız ufak araba zamanı.
Results: 221, Time: 0.0549

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish