HIGH STAR in Turkish translation

[hai stɑːr]
[hai stɑːr]
high starın
high starı
high stardan

Examples of using High star in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
So, you really not coming back to High Star?
Ee gercekten High Stara dönmüyor musun?
What is it with you and High Star?
High Starla alıp veremediğin nedir?
No one at High Star questions your loyalty.
High Starda hiç kimse senin sadakatini sorgulamaz.
To get to High Star.
High Stara ulaşmak için.
High Star has thousands of men on the ground over there.
High Starin orada binlerce çalışanı var.
A wrongful death suit was filed against you and High Star in federal court.
Federal mahkemede sana ve High Stara karşı ihmal sonucu ölüme sebebiyet verme gerekçesiyle dava açıldı.
There's a High Star employee over there-- Christopher Sanchez.
Orada bir High Star çalışanı var Christopher Sanchez.
There's a High Star employee over there.
Orada bir High Star çalışanı var.
Bilal was asked to join a group of men planning to kill a High Star employee.
Bilalden bir High Star çalışanını öldürmesi için bir gruba katılması istenmiş.
High Star offered six times the pay to go back and do the- same job I was doing, so.
High Star bana yaptığım işin aynısını yapmam için maaşımınn 5 katını önerdi ben de.
I would like to begin by asking you if you are familiar with any employee of the High Star Security Corporation.
High Star Şirketi çalışanlarından tanıdığınız kimse var mı diye sorarak başlamak istiyorum.
When Mr. Sanchez came forward as a witness, he claimed that High Star was involved in illegal activity that directly led to the deaths of three men.
Bay Sanchez tanık olarak geldiğinde, High Starın üç kişinin ölümüne yol açan yasa dışı bir aktiviteyle bağlantılı olduklarını iddia etti.
But three employees of High Star were killed in October,
Fakat üç High Star çalışanı Ekim ayında öldürüldü,
He claimed that High Star was involved in illegal activity that led to the deaths of three men.
High Starın, üç adamın ölümüne yol açan yasa dışı bir faaliyete karıştığını iddia ediyor.
I'm gonna begin drafting a motion that compels High Star to deliver all of their documents on Dust Devil.
High Starı, Dust Devil ile ilgili bütün belgeleri vermesi için bir hamle başlatmalıyım.
Did Mr Boorman supply human targets for extraction by members of Mr Sanchez's High Star Dust Devil unit?
Bay Boorman, Sanchezin High Star Dust Devil birimi üyeleri ile dışarı çıkarma işlemi için insan hedefleri mi tedarik ediyordu?
Mr. Sanchez has since resigned from High Star, and he's willing to give eyewitness testimony against the company.
Bay Sanchez High Stardan istifa etmiş ve şu an şirket aleyhine tanık olarak ifade vermeye hazır.
If she wanted confirmation that High Star was running a programme like that,
Eğer High Starın böyle bir program yürüttüğünü doğrulamak isteseydi,
Proof that those men died illegally, so we can hold High Star accountable, get restitution for their families.
Bu adamların yasadışı olarak öldürüldüğünü kanıtlarsak, High Starı bundan sorumlu tutabilir ve ailelerinin zararlarını karşılayabiliriz.
And once he's through, you will publicly be declared a traitor, High Star will be dissolved, and the CIA will skate through unscathed.
Onun aracılığıyla, bir vatan haini olarak halka duyurulacaksınız, High Star dağılacak ve CIA bundan burnu bile kanamadan sıyrılıp gidecek.
Results: 93, Time: 0.0324

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish