BIOLOGICALLY in Turkish translation

[ˌbaiə'lɒdʒikli]
[ˌbaiə'lɒdʒikli]
biyolojik olarak
biologically
biolojik olarak
biyoljik olarak

Examples of using Biologically in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And even he can't stand you! You know, the one person who's biologically programed to love you.
Biyolojik olarak seni secmeye programlı tek insan var ve o bile sana katlanamıyor.
And even he can't stand you! You know, the one person who's biologically programed to love you!
Biyolojik olarak seni sevmeye programlanmış tek insan bile… artık seni çekemiyor!
Of course, biologically, he exists, but there's no record of him,
Biyolojik olarak var tabii
should strive to be as objective, biologically realistic, and consistent as possible.
gayret olması gibi nesnel, biyolojik olarak gerçekçi ve tutarlı olarak mümkün.
Biologically, there's nothing wrong with those cows… or the flies, or the frogs, or the fish.
De, sineklerde de… kurbağalarda da, balıklarda da Biyolojik olarak, bu ineklerde sorun yok.
The 4400 aren't any different than the rest of us. Now, we keep telling the public that biologically.
Hâlâ kamuoyuna, 4400lerin hiç birinin, biyolojik olarak bizden bir farkı olmadığını söylüyoruz.
Our hosts are biologically designed to incubate our eggs. Here's a scientific fact I'm not allowed to say.
İşte size aslında söyleme iznimin olmadığı bilimsel bir gerçek… Konaklarımız biyolojik olarak yumurtalarımızı kuluçkaya yatıracak şekilde tasarlanmıştır.
Someone knew enough… to keep Him biologically alive… but incapacitate Him in another fashion.
Birileri onu biyolojik… olarak canlı tutmayı ve bir şekilde güçsüz bırakmayı başarmış olabilir.
The movement presented a pseudo-scientific, biologically based form of racism that viewed Jews as a race whose members were locked in mortal combat with the Aryan race for world domination.
Hareket, temelini biyolojiye bağlayan, yarı bilimsel bir ırkçılık ortaya koyarak, Yahudileri, Aryan ırkla ölümcül bir egemenlik savaşına girmiş bir ırk olarak gördü.
They might happen to like their partner as well but, biologically, 22 and fertile is what it's all about.
Sevgilileriyle ortak yönleri budur ama biyolojik açıdan yirmi iki ve doğurgan olmanın sonucu budur işte.
And as I said, the theory must be biologically accurate, it must be testable,
Ve dediğim gibi, teorinin biyolojik açıdan eksiksiz olması lazım;
I said,"You may be my dad biologically, but as far as being there.
Dedim ki,'' Benim biyolojik babam olabilirsin, ancak onun ötesi değil.
And what is the natural enemy, the biologically controlled agent,
Ve bahsettiğimiz doğal düşman, biyolojik kontrollü aktör,
Probably not. So, why do I call this a biologically inspired robot? How would it work?
Muhtemelen hayır. Peki neden buna biyolojiden esinlenilmiş robot diyorum? Nasıl çalışır?
I said,"You may be my dad biologically, but as far as being there… Enough.
Dedim ki,'' Benim biyolojik babam olabilirsin, ancak onun ötesi değil.
And to the rest of the Universe, atomically. So that we are all connected, to each other biologically, to the Earth, chemically.
O yüzden hepimiz, biyolojik olarak birbirimize… kimyasal olarak Dünyaya… ve atomal özellik bakımından Evrenin geri kalanına bağlıyız.
Creatures were designed to be biologically believable, such as the enormous wings of the fell beast to help it fly.
Yaratıklar, örneğin uçmalarına yardım edecek kanatlara sahip olmaları gibi, biyolojik açılardan inanılabilir bir şekilde tasarlandı.
We choose two hundred biologically viable surrogates from the thousands of women who meet the agreed-upon medical criteria.
Biz tıbbi ölçütlere uyan 1000 kadından 200 tanesini taşıyıcı canlı olarak seçtik.
Recent studies have shown that the ophthalmate can be biologically synthesized from 2-amino butyric acid through consecutive reactions with gamma-glutamylcysteine synthetase and glutathione synthetase.
Yakın zamanlı çalışmalar oftalmatın, 2-amino bütirik asitin gama-glutamilsistein sentaz ve glutatiyon sentaz ile ardaşık reaksiyonlarından biyolojik sentezinin mümkün olduğunu ortaya koymuştur.
To keep him biologically alive but incapacitate him in another fashion. Someone knew enough.
Olarak canlı tutmayı ve… bir şekilde güçsüz bırakmayı başarmış olabilir. Birileri onu biyolojik.
Results: 194, Time: 0.0441

Top dictionary queries

English - Turkish