BLOATED in Turkish translation

['bləʊtid]
['bləʊtid]
şişkin
fat
puffy
bloated
swollen
bulging
shishkin
şişirilmiş
inflated
bloated
blown up
self-inflated
puffed-out
şişko
fat
fatso
fatty
chubby
tubby
porky
big
şiş
skewer
shish
bump
swollen
sticks
puffy
shiv
rotisserie
distended
bloated
davul gibi
like a drum
bloated
şişik
swollen
fat
bumps
bloated
the bunion
puffy
inflated
distended
şiştim

Examples of using Bloated in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Yeah, just kind of a bloated Overmeir.
Evet, biraz şişik Overmeir.
God! So bloated.
Çok Şiştim.- Tanrım!
Bloated goat.
Şişko keçi.
They're just a manufactured product of the bloated, corporate music industry.
Onlar sadece şişirilmiş müzik şirketlerinin bir ürünü.
That nefarious little mineral that makes your food taste great but leaves you feeling bloated.
Ama sizi şişkin hissettiriyor. Yemeğinizin tadını harika yapan o küçük mineral.
Or the bloated stomach from all the water you're pushing on me.
Yoksa içmem için zorladığın suyla karnımın davul gibi olması mı.
And there is no toilet paper. i'm as bloated as a whale.
Balina gibi şiştim, ve hiç tuvalet kağıdı yok.
That makes your food taste great but leaves you feeling bloated. That nefarious little mineral.
Ama sizi şişkin hissettiriyor. Yemeğinizin tadını harika yapan o küçük mineral.
A bloated merchant from Cyros tricked my brother…,… Melaegus, out of his land.
Cyrostaki şişirilmiş ticaret kardeşim… Melaegusu kandırdı, oradan dışlandı.
That bloated Casanova gets all the ladies!
Şişko kazanova bütün hatunları kapıyor!
I'm, like, seriously bloated lately.
Son zamanlarda ciddi şekilde şiştim.
I said make way for Willie, ya bloated gasbag!
Willieye yol açın demiştim, seni şişirilmiş gaz torbası!
I will kill you, you bloated museum of treachery!
Öldüreceğim seni, seni ihanetin şişko müzesi!
Do you ever feel bloated after eating a big meal?
Çok yemek yedikten sonra kendinizi hiç şişkin hissettiniz mi?
I am very bloated.
Ben çok şiştim.
He's just a little bloated.
Sadece biraz şişkin.
I'm so bloated.
Çok şiştim.
No. He's just a little bloated.
Hayır. Sadece biraz şişkin.
Cramping, bloated.
Kramp giriyor, şiştim.
Oh, God, I didn't realize it was possible to be this tired and bloated.
Tanrım, bu kadar yorgun ve şişkin olabileceğimi tahmin etmiyordum.
Results: 200, Time: 0.0623

Top dictionary queries

English - Turkish