BLOCH in Turkish translation

blochun
blochu
blocha
block
is bloch

Examples of using Bloch in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
early 1950s by the Purcell group at Harvard University and the Bloch group at Stanford University.
Üniversitesinden Purcell grubu ve Stanford Üniversitesinden Bloch grubu NMR spektroskopisini geliştirmişlerdir.
like atomic orbitals, but being defined in terms of Bloch functions they are accurately related to solutions based upon the crystal potential.
atom yerinin yanında yer alır, fakat Bloch fonksiyonlarıyla tanımlandığında kristal potansiyele dayalı çözümlerle daha kesin iişkilendirilirler.
Bloch shared the Nobel Prize in Medicine or Physiology in 1964 with Feodor Lynen,
Kolesterol ve yağ asidi metabolizmasının düzenlenmesi ve mekanizması üzerinde yaptıkları keşiflerden dolayı Bloch ve Feodor Lynen 1964te Nobel Tıp
Prize in Physiology or Medicine together with Konrad Bloch for their discoveries concerning the mechanism
mekanizması üzerine yaptıkları keşiflerden dolayı Konrad Bloch ile birlikte Nobel Fizyoloji
Stach and Brod state that during the time that Kafka knew Felice Bauer, he had an affair with a friend of hers, Margarethe"Grete" Bloch, a Jewish woman from Berlin.
Stach ve Brod, Kafkanın Felice Baueri tanıdığı sırada Bauerin arkadaşlarından biri olan Margarethe'' Grete'' Bloch adında Berlinli Yahudi bir kadınla ilişkisi olduğunu belirtmiştir. Brod ise Blochun Kafkadan bir oğlu olduğunu ve Kafkanın bundan hiçbir zaman haberi olmadığını söyler.
The Bloch spectrum of H is defined as the set of values E for which all the solutions of(H- E)φ 0 are bounded on the whole real axis.
H{ \displaystyle H} -nin Bloch spektrumu( H- E) φ 0{ \displaystyle( H-E) \varphi =0} eşitliğinin tüm çözümleri bütün reel eksen üzerinde sınırlanmış E{ \displaystyle E} değerlerinin takımı olarak tanımlanmıştır.
Felix Bloch, James Franck,
Felix Bloch, James Franck,
Bloch, no!
Bloch, hayır!
Senior; Bo Bloch.
Son sınıf öğrencisi, Bo Bloch.
But… Dr Bloch.
Ama, Dr. Bloch.
Gutted me. Jurgen Bloch.
Jurgen Bloch… beni yıkan kişi.
Pleasure. Bloch, no!
Bloch, hayır! Memnuniyetle!
My God, Bloch, no!
Tanrım, Bloch, hayır!
Jurgen Bloch… Gutted me.
Jurgen Bloch… beni yıkan kişi.
Bloch fired at them indiscriminately.
Bloch fark gözetmeksizin ateş etti.
Listen, Dr. Bloch, please.
Dinle, Dr. Bloch, lütfen.
But, Dr. Bloch, hospital policy.
Ama, Dr. Bloch, hastane politikası.
When it comes to Bloch, everything.
Konu Bloch olunca, her şeyi.
Ernessa Bloch.
Ernessa Bloch.
So Bloch kills him, takes his backpack.
Bloch onu öldürüp, çantasını alıyor.
Results: 114, Time: 0.0778

Top dictionary queries

English - Turkish