BLOOM in Turkish translation

[bluːm]
[bluːm]
çiçek
flower
smallpox
floral
plant
blossom
bloom
çiçek açtı
to bloom
to blossom
tomurcuğu
bud
and
çiçeklenme
açarlar
open
can
will
turn
unlocks
blooms
bloomla
çiçeği
flower
smallpox
floral
plant
blossom
bloom
çiçekleri
flower
smallpox
floral
plant
blossom
bloom
çiçek açmış
to bloom
to blossom
çiçeğini
flower
smallpox
floral
plant
blossom
bloom
çiçek açma
to bloom
to blossom
çiçek açtığını
to bloom
to blossom

Examples of using Bloom in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Tomb Bloom. Tomb Bloom.
Mezar Tomurcuğu. Mezar Tomurcuğu.
They usually bloom later.
Normalde daha geç açarlar.
I saw this in bloom in the garden.
Bu çiçeği bahçede gördüm.
But the bloom only lasts two, maybe three weeks.
Ancak çiçekleri sadece iki ya da üç hafta açar.
We're gonna find Sonia Bloom and figure out what Reddington wants with her.
Sonia Bloomu bulup Reddingtonın ne istediğini öğrenmeliyiz.
A former anti-war activist. Zavitz is speaking to a Lenny Bloom.
Zavitz, eski bir savaş karşıtı olan Lenny Bloomla konuşuyor.
I want to see it bloom.
Ben çiçek görmek istiyorum.
Extraction from what? Lickspittle: Tomb bloom flowers.
Neyden özütleyeceksin? Mezar Tomurcuğu çiçeklerinden.
They only bloom a few weeks a year.
Yılda sadece birkaç hafta açarlar.
I have sent more sprites to search the Tomb Bloom field.
Mezarlık Çiçeği alanını araması için daha çok peri yolladım.
When we got here, we were happy to see that the apple tree was in bloom.
Eve ulaştığımızda, elma ağaçlarının çiçek açmış… olduklarını görüp sevinmiştik.
Who killed archie bloom is to convince the witness to talk.
Archie Bloomu kimin öldürdüğünü bulmanın tek yolu… tanığın konuşmasını sağlamak.
Long enough to see these bloom.
Bu çiçekleri görmeye yetecek kadar.
Also I hear he and Orlando Bloom did not get along.
Ayrıca duyduğuma göre Orlando Bloomla anlaşamamış.
Personally, I think I have too much bloom.
Şahsen, bence bende çok fazla çiçek var.
Extraction from what? Tomb Bloom flowers.
Neyden özütleyeceksin? Mezar Tomurcuğu çiçeklerinden.
I will rub off your bloom, my little peach.
Çiçeğini ovacağım, benim küçük şeftalim.
When we got to the house, we were delighted to find the apple trees in bloom.
Eve ulaştığımızda, elma ağaçlarının çiçek açmış… olduklarını görüp sevinmiştik.
He would have had motive to kill Bloom, too, no?
Bloomu da öldürmek için nedeni vardı, değil mi?
orange trees bloom with orange blossoms.
portakal ağaçları turuncu çiçekleri ile çiçek açar.
Results: 1533, Time: 0.0704

Top dictionary queries

English - Turkish