BLOOMING in Turkish translation

['bluːmiŋ]
['bluːmiŋ]
çiçek açan
blooming
blossoming
çiçekleniyor
blooming
bir goncası
yeşeren
açan
opened
answered
blooms
brought
one
led
causing
açmaya eder
filizlenmesinden

Examples of using Blooming in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Blooming like a rose in spring.
Baharda çiçeklenen bir gül gibiymiş.
Blooming within the ecstasy and abyss of a dirty reward.
Pis bir ödülün çiçeklenen ecstasy ve uçurumuyla.
Uah! A Merry blooming Christmas that was!
Oldu bir neşeli çiçeklenme Noel. Uah!
Tis the last rose of summer Left blooming alone All her lovely companions.
Yazın son gülü çiçeklenmeyi bıraktı bütün sevgisiyle arkadaşlığıyla.
Although fragile, bubbles symbolize the blooming of hope.
Kırılgan da olsalar kabarcıklar umudun yeşermesini simgeliyor.
The tourists drove past blooming fruit trees.
Turist, arabayla çiçek açan meyve ağaçlarının önünden geçti.
See the alfalfa blooming?
Yoncaların açışını görüyor musun?
Blooming things.
Lanet şeyler.
Blooming for us beneath more beautiful skies.
Bizim için açıyorlar harika gökyüzünün altında.
Isn't this the wrong season for blooming?
Çiçek açmak için yanlış mevsim değil mi?
The world of dreams will be blooming.
Rüyaların dünyası çiçek açmış olacak.
You make night blooming gardens, pottery.
Gece gece bahçede çiçeklendirme, çölekçilik filan yapıyorsun.
Blooming fields around you.
Çiçek açmış alanlar senin etrafında.
Blooming, you say?
Çiçek açmak mı dedin?
There are cherry, azalea, and other blooming trees.
Kiraz, açelya ve çiçek açmış bir sürü ağaç barındırıyor.
Use a fertilizer once a year after blooming.
Çiçek açtıktan sonra yılda bir kez gübre kullanın.
Use a fertilizer once a year after blooming.
Çiçek açtıktan sonra yılda bir defa gübre kullanın.
Use a fertilizer once a year after blooming.
Çiçek açtıktan sonra yılda bir sefer gübre kullanın.
Blooming Onion?
Soğan çiçeği mi?
Run up for your blooming soldiers.
Sizin lanet askerleriniz için servis yaptım.
Results: 108, Time: 0.105

Top dictionary queries

English - Turkish