BLUISH in Turkish translation

['bluːiʃ]
['bluːiʃ]
mavimsi
blue
blues
mavi
blue
blues

Examples of using Bluish in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
patches of bluish green, dabs of purple.
Yeşil parçalar, maviye çalan yeşil alanlar, aralarda birazcık mor renk.
The landscape shows the presence of water directly in view, or evidence of water in a bluish distance, indications of animal or bird life as well as diverse greenery and finally-- get this-- a path or a road,
Manzara suyun varlığını direk olarak gösterir, veya mavimsi mesafede suyun izini, yeşilliğin olduğu kadar hayvan ve kuş yaşamı belirtileri de vardır ve son olarak-- buraya dikkat edin-- bir patika
And then fades into purple, it immediately gets swallowed up by this bluish gray, right where that bird just flew by. Right around the sun it's bright yellow, but when the orange hits the clouds, then it fades to a bright orange, to a burnt orange.
Ve sonra mora dönüşür… Güneşin etrafındaki parlak sarılık… sonra o parlaklık turuncuya, yanmış bir portakal rengine dönüşür… ama ne zaman o turuncu bulutlar vurur… o zaman mavimsi gri bulutlar tarafından yutulur.
then it fades to a bright orange, to a burnt orange, it immediately gets swallowed up by this bluish gray, and then fades into purple, right where that bird just flew by. Right around the sun it's bright yellow.
yanmış bir portakal rengine dönüşür… ama ne zaman o turuncu bulutlar vurur… o zaman mavimsi gri bulutlar tarafından yutulur.
With bluish flowers.
Mavimsi çiçeklerle.
Bluish and sometimes greenish.
Mavimsi, bazen de yeşilimsi.
Bluish and sometimes greenish.
Mavimsi ve bazen de yeşilimsi.
Fingers aren't bluish purple.
Parmakları mavimsi mor değil.
It's bluish apple green.
Mavimsi elma yeşili.
That's bluish, right?
Mavimsi, değil mi?
Bluish fingernails suggest venous stasis.
Mavimsi tırnaklar toplardamarındaki sıkışıklığı gösteriyor.
Matching toenails and bluish grey eyes.
Gaga mavimsi ve ayaklar mavi-gridir.
With a kind a bluish green flash.
Bir çeşit mavimsi yeşil flaş ile.
That's bluish, right? To friendship.
Mavimsi, değil mi? Dostluğa.
That's bluish, right? To friendship?
Dostluğa.- Mavimsi, değil mi?
Bluish. And you got covered in its blood.
Mavimsi.- Ve kanlar içindeydin.
It's the one with the bluish light.
Mavimsi ışığı olanı.
And you got covered in its blood. Bluish.
Ve kanlar içindeydin.- Mavimsi.
Bluish. And you got covered in its blood.
Ve kanlar içindeydin.- Mavimsi.
Bluish. And you got covered in its blood.
Mavimsi.- Onun kanı içindeydin.
Results: 121, Time: 0.0406

Top dictionary queries

English - Turkish