BRAIN-DEAD in Turkish translation

beyin ölümü gerçekleşmiş
ölü beyinli
dead brain
beyin ölümünü
beyni ölmüş
beyin ölümü gerçekleşti

Examples of using Brain-dead in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Brain-dead. They're saying he's.
Beyin ölümü gerçekleşmiş. Dediklerine göre.
You see… an army of brain-dead animals… is still an army.
Görüyorsun… beyin ölümü gerçekleşmiş hayvanlar ordusu… ama yine de bir ordu.
An army of brain-dead animals… is still an army. You see.
Görüyorsun… beyin ölümü gerçekleşmiş hayvanlar ordusu… ama yine de bir ordu.
Make sure the brain-dead guy is still brain-dead..
Beyin ölümü gerçekleşmiş adamın hala ölü olduğundan emin olacağım.
There are currently over 200 brain-dead patients who are potential donors.
Şu an potansiyel donör olan 200den fazla beyin ölümü gerçekleşmiş hasta var.
Another of the belles among the brain-dead.
Beyin ölümlülerin arasına bir güzel daha.
This guy's brain-dead.
Adamın beyni ölü.
Now, time to unearth some more dirt on these two brain-dead savages.
Şimdi bu iki vahşi ölü beyini çöplüklerinden çıkartma vakti.
Brain-dead, or taken too many drugs.
Ölü beyin ya da aşırı uyuşturucu almış.
Honey, I am playing brain-dead, not brain-damaged.
Tatlım, ben ölü beyini oynuyorum, hasarlı beyini değil.
It this Night of the Living Brain-dead?
Yaşayan Beyinden Ölülerin Gecesinde falan mıyız?
Ta-da! Yo, brain-dead… The manual!
Ta-da -senin beynin ölmüş… manüel!
Brain-dead. Today's the 1 3th.
Ölü-beyin. Bugün ayın 13ü.
The other needs a liver. Two kids come in. One's brain-dead.
Biri beyin ölümünde, diğerine karaciğer lazım.
If you got rid of them completely you would be brain-dead.
Onlardan tamamen kurtulursan beyin ölümün gerçekleşmiş olur.
It is almost identical to that of a brain-dead patient.
Beyin ölümü gerçekleşen hastalarla neredeyse bire bir aynı.
He needs surgery before he's brain-dead.
Beyin ölümünden önce ameliyat olmalı.
Mom, check brain-dead blond.
Anne, sarışın ölü beynini kontrol et.
But they look more like the slow, brain-dead kind.
Fakat daha yavaş, beyin ölü türlerine benziyorlar.
If he doesn't have surgery now, he might become brain-dead.
Şu anda ameliyat olmazsa… beyin ölümü gerçekleşebilir.
Results: 81, Time: 0.0548

Top dictionary queries

English - Turkish