BRANDS in Turkish translation

[brændz]
[brændz]
markaları
brand
mark
trademark
prada
marka
marc
markaların
brand
mark
trademark
prada
markalarını
brand
mark
trademark
prada
markalarının
brand
mark
trademark
prada
damgalar
brand
mark

Examples of using Brands in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Your brands to attack. And I know how to teach.
Markalarınızın büyüyebilmesi için, nasıl saldıracağını öğrenmesi gerek.
Are you collaborating with brands?
Markalarla işbirliği yapıyor musunuz?
All summer long. Save up to 40% on our top grill brands.
Yaz boyunca en iyi ızgara markalarında% 40a kadar tasarruf sağlayın.
I'm concerned when we switch brands of coffee.
Kahve markasını… değiştirdiğimizde bile endişeleniyorum.
Save up to 40% on our top grill brands all summer long.
Yaz boyunca en iyi ızgara markalarında% 40a kadar tasarruf sağlayın.
As you all know, among our 12 brands, these three brands are doing pretty well.
Bildiğiniz gibi 12 markamız arasında üç marka gayet iyi durumda.
What brands you buy.
Hangi markayı, kaça, hangi sıklıkta alırsınız.
If you're talking about brands with delusion- hello!
Aldatan markalardan bahsediyorsak eğer, merhabalar Bentley!
If you're talking about brands with delusion- hello!
Yanılgıları olan markalardan bahsediyorsanız- merhaba!
Who knew so many major brands were clamoring for spokes-puppets?
Bir sürü büyük markanın kukla konuşturmaya meraklı olacağı… kimin aklına gelirdi ki?
This is why I never work with domestic brands.
Yerli markalarla işte bu yüzden asla çalışmıyorum.
It all depends on brands, but designer.
Hepsi markaya bağlı ama tazarımcı.
Brands are better.
Markalılar daha iyi.
I'm going to change brands. To one that hasn't launched in Korea yet.
Korede henüz çıkmamış bir şeyle markasını değiştireceğim.
different brands.
kapıdakiler farklı markalardı.
It is one of Unilever's 14 brands with annual sales of over 1 billion euros.
Unileverin yıllık satışları 1 milyar avro olan 14 markasından biridir.
We have got all the brands that fit your needs.
İhtiyaçlarınızı karşılayacak tüm markalarımız mevcut.
This allowed me to work with top international brands and to have complete freedom.
Çünkü bu tamamen bağımsız şekilde uluslararası ünlü markalara çalışmama izin veriyordu.
As you predicted, today we will be presenting our brands separately.
Tahmin edebileceğin gibi bugün markalarımızı ayrı ayrı sunacağız.
These aren't your brands.
Bunlar sizin markalarınız değil.
Results: 504, Time: 0.0701

Top dictionary queries

English - Turkish