BROWNING in Turkish translation

['braʊniŋ]

Examples of using Browning in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
possibly a Smithy or a high-powered Browning.
muhtemelen yüksek namlulu Browningmiş.
There's a guy named Jack Browning.
Jack Browning diye bir adam var.
An old Browning.
Eski bir Browning.
The Browning of America?
Amerikanın esmerleşmesi mi?
Browning meat is the same chemical process.
Etin kararması da aynı kimyasal süreç.
Get me a Browning elephant gun.
Bana bir Browning fil tabancası verin.
Here is a Browning.
İşte bir Browning.
City desk, Browning.- Nope.
Şehir haberleri, ben Browning.- Hayır.
Browning Colt, model 1911 A-1,
Esmer colt, modeli 1911 a-1 şimdiye kadar
A Browning L9A1.
Bir Browning L9A1.
A Browning ground machine gun.
Bir Browning makineli tüfek.
Well, I did have a crush on Pamela Browning in the sixth grade.
Pekala altıncı sınıftayken Pamela Browninge aşık olmuştum.
City desk, Browning.
Şehir haberleri, ben Browning.
They're missing a Browning gold 10-gauge, along with a box of shells.
Kabukları bir kutu ile birlikte Onlar, bir Browning altın 10-ölçü eksik.
He would have used a Browning, then. If I hadn't failed.
Eğer başarısız olmasaydım… O zaman bir Brovning kullanırdı.
Pus is usually present, along with gradual thickening and browning discoloration of the nail plate.
İrin genellikle, tırnak plağının aşamalı kalınlaşması ve kahverengileşmesi ile birlikte bulunur.
You're concerned with my timing? Well, Mrs. Browning the only reason?
Zamanlamamla ilgili tek endişen Bayan Browning mi?
Mrs Browning the only reason you're concerned with my timing?
Zamanlamamla ilgili tek endişen Bayan Browning mi?
Wolfe grabs two Browning nine millimeters So, one night, Charlie rolls a
Kampına bir avuç el bombası atıyor… Wolfe, iki Browning 9 mm kapar.
I was never sure if you killed Browning because of Eddie or because you were trying to make up for your father.
Eddie yüzünden mi Browningi öldürdün yoksa babanın acısını telafi etmek için mi tam olarak anlayamadım.
Results: 452, Time: 0.0689

Top dictionary queries

English - Turkish