BUBBLE GUM in Turkish translation

['bʌbl gʌm]
['bʌbl gʌm]
sakız
gum
gumball
bubblegum
gummy
balonlu çiklet
balonlu ciklet
sakızlı
gum
gumball
bubblegum
gummy
sakızı
gum
gumball
bubblegum
gummy
sakızını
gum
gumball
bubblegum
gummy

Examples of using Bubble gum in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Good lord. Is that bubble gum ice cream?
Yüce tanrım. O sakızlı dondurma mı?
it was like bubble gum.
yemin ederim sakız gibiydi.
Go get your bubble gum. Can I?
Gelebilir miyim? Git sakızını al?
Look at this… bubble gum Lip Smacker.
Şuna bakın. Sakızlı ruj.
Your head's full of bubble gum.
Kafan sakızlarla dolu.
Jerry, do you have any bubble gum?
Jerry, sakızın var mı?
We're holding this together with scotch tape and bubble gum.
Her şeyi selobant ve sakızla bir arada tutuyoruz sanki.
Well, no. Someone built it out of baling wire and bubble gum.
Bu şey balya teli ve balonlu çikletten inşa edildi.- Aslında hayır.
Tastes like green-apple bubble gum.
Tadı, yeşil elmalı sakızlara benziyor.
Sorry I haven't any bubble gum.
Üzgünüm, hiç sakızım yok.
This is awesome. Tastes like green-apple bubble gum.
Muhteşem. Tadı, yeşil elmalı sakızlara benziyor.
This is awesome. Tastes like green-apple bubble gum.
Tadı, yeşil elmalı sakızlara benziyor. Muhteşem.
Chewed bubble gum. Your ass looks like about 150 pounds of.
Kıçın aynı 70 kiloluk çiğnenmiş sakıza benziyor.
Your ass looks like about 150 pounds of chewed bubble gum, Pyle.
Kıçın aynı 70 kiloluk çiğnenmiş sakıza benziyor.
Your ass looks like about 150 pounds of chewed bubble gum.
Kıçın aynı 70 kiloluk çiğnenmiş sakıza benziyor.
Your ass looks like 15o pounds of chewed bubble gum.
Kıçın aynı 70 kiloluk çiğnenmiş sakıza benziyor.
You got to use real bubble gum.
Gerçek balonlu sakızlardan kullanmak gerekiyor.
One Kwik-E dog, one bubble gum cigar… and the latest issue of Success magazine.
Kwik-E sandviçi, balonlu sakız ve'' Başarı'' dergisinin son sayısı.
I'm not here for cigarettes or bubble gum, my boy.
Sigara ya da ciklet için gelmedim evlat.
I have got apple, bubble gum or tandoori.
Elmam var, balonlu sakız var, bir de tavuk şiş var.
Results: 119, Time: 0.0436

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish