BULLY in Turkish translation

['bʊli]
['bʊli]
zorba
bully
tyrant
bruto
tyrannical
overbearing
imperious
despotic
ruffian
rapacious
of violence
kabadayı
bully
rowdy
tough
badass
hood
hoodlum
ruffian
hooligans
rapscallion
bully
boy
bir zorbayı
a bully
tyrant
bir zorbayla
bully
bir zorbanın
of a bully
under a tyrant
zorbalık
bully
tyrant
bruto
tyrannical
overbearing
imperious
despotic
ruffian
rapacious
of violence
kabadayısı
bully
rowdy
tough
badass
hood
hoodlum
ruffian
hooligans
rapscallion
kabadayılık
bully
rowdy
tough
badass
hood
hoodlum
ruffian
hooligans
rapscallion
kabadayıyı
bully
rowdy
tough
badass
hood
hoodlum
ruffian
hooligans
rapscallion
zorbalarla
bully
tyrant
bruto
tyrannical
overbearing
imperious
despotic
ruffian
rapacious
of violence
zorbaları
bully
tyrant
bruto
tyrannical
overbearing
imperious
despotic
ruffian
rapacious
of violence

Examples of using Bully in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
TV Bully Kicks Dwarf In Face.
TV Kabadayısı Cücenin Suratına Tekme Attı.
How did you bully Miho?
Mihoya nasıl zorbalık yaptın?
they know i'm a bully.
Benim kabadayı olduğumu biliyorlar.
Hello, Bully. This is a group of orphans I helped out many years ago.
Bunlar yıllar önce yardım ettiğim bir grup yetim. Merhaba Bully.
So you can bully someone.
Birilerine kabadayılık yapabilmek için.
School bully get your lunch money?
Okulun kabadayısı öğle yemeği paranı mı çaldı?
Bully, huh?
Zorbalık ha?
They know i'm a bully, they suspect i'm dishonest.
Benim dürüst olmadığımdan şüpheleniyorlar. Benim kabadayı olduğumu biliyorlar.
Who's asking? Tell him Bully Boy's here to see him.
Kim soruyor? Ona Bully Boyun geldiğini söyle.
First we will bully him then we will make him do our homework.
Önce ona kabadayılık eder, sonra da ev ödevlerimizi yaptırırız.
Only one way to stop a bully, Stan.
Bir kabadayıyı durdurmanın tek yolu vardır, Stan.
I had a fight with Caruso, the school bully.
Okulun kabadayısı Caruso, ile kavga etmiştim.
Your classmates said that you might have a bully.
Birinin sana zorbalık yaptığını söylediler.
Where is she? I don't like your tone, Bully Boy.
Nerede o? Tonunu beğenmedim, Bully Boy.
Want to be a bully?
Kabadayılık mı ediyorsun?
Is to stand up to him. The only way to defeat a bully.
Bir kabadayıyı yenmenin tek yolu, ona karşı gelmektir.
Oh, boy. but I will always fight a bully! I may run from hyenas.
Sırtlanlardan kaçabilirim… ama zorbalarla daima savaşırım! Eyvah.
Who said you can bully the new kid? Stop!
Yeni çocuğa zorbalık edebileceğini kim söyledi? Dur!
Just think of her as a neighborhood bully.
Onu mahallenin kabadayısı gibi düşün.
Tell him Bully Boy's here to see him.- Who's asking?
Kim soruyor? Ona Bully Boyun geldiğini söyle?
Results: 706, Time: 0.0588

Top dictionary queries

English - Turkish