CAN CAUSE in Turkish translation

[kæn kɔːz]
[kæn kɔːz]
neden olabilir
can cause
may cause
reason could
could provoke
why else
why might
sebep olabilir
can cause
may cause
can lead
reason could
they can make
can provoke
may lead
sebebiyet verebilir
can cause
may lead
can lead
can result
sebebi uykusuzluk sebebiyle kontrol edilemeyen
sebeb olabiliyor

Examples of using Can cause in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Sound can cause all that?
Ses bütün bunlara sebep olabilir mi?
And now it's still pushing on some of the spots in your brain that can cause nausea.
Beyninin, mide bulantısına neden olabilecek bazı kısımlarına basınç uyguluyor.
It says here,"Cobalt can cause rashes,"dizziness and stomach problems.
Burada yazdığına göre kobalt kızarıklığa baş dönmesine ve mide sorunlarına sebep olabilirmiş.
Yeah, that a woman like Mary Allison can cause all this commotion.
Evet, Mary Allison gibi bir kadın böyle bir kavganın sebebi olabiliyor.
People talking too much at once, you know, can cause us to panic.
İnsanların hep bir arada konuşması bizde paniğe yol açabiliyor.
Your trauma can cause changes in personality.
Yaşadığın travma kişiliğinde değişikliklere yol açabilirmiş.
This unfortunately can cause a loss of content in Google's index.
Ki bu da Google indeksteki saklı içeriğin silinmesine neden olabiliyor.
An age difference, that can cause problems.
Yaş farkı, sorunlara neden olur.
Frankly, heart attack is not the only thing that can cause cardiac arrest.
Açıkçası, kalp krizi, kalp durmasına neden olabilecek tek şey değil.
But sometimes those vices can cause more problems than the original stress.
Fakat bazen o alışkanlıklar o stresten daha büyük sorunlara yol açar.
These chemicals can cause allergic conditions, toxic reactions or even cancer.
Bu kimyasallar alerjiye, toksik reaksiyonlara hatta kansere neden olabilirler.
No, but those kinds of medications can cause abnormal thinking and behavior.
Hayır, ama bu tarz ilaçlar anormal düşünce ve davranışlara yol açarlar.
Did you know that prolonged periods of malnutrition can cause diabetes?
Uzun yetersiz beslenme periyotlarının şeker hastalığına neden olabileceğini biliyor muydunuz?
Deadly poisonous and can cause a heart attack.
Öldürecek kadar zehirli. Kalp krizine yol açabiliyor.
They have not been trained, so can cause accidents at home.
Eğitimsizler. Bu yüzden evinizde istenmeyen kazalara sebep olabilirler.
Prolonged psychological trauma can cause amnesia.
Uzun süreli psikolojik travma bellek kaybına sebep olabiliyor.
The discharge alone can cause the skull to shatter.
Yalnız ateşlemek kafatasının parçalanmasına yol açar.
Apparently, there are allegations That sabre printer can cause a fire.
Görünüşe göre, Sabre yazıcılarının yangına sebep olabileceğine dair iddialar mevcut.
Both of which can cause mees lines.
İkisi de tırnak bozulmasına yol açar.
Using more than one strip at a time can cause nicotine poisoning or death.
Tek seferde birden fazla bant kullanımı nikotin zehirlenmesine veya ölüme yol açar.
Results: 565, Time: 0.0472

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish