CANYONS in Turkish translation

['kænjənz]
['kænjənz]
kanyonlar
canyon
vadiler
valley
promise
canyon
of the vale
gorge
glen
holler
gulch
canyons
kanyonları
canyon
kanyonlara
canyon
kanyonlarda
canyon

Examples of using Canyons in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And canyons to be by my side at last… and galloped across deserts.
Yanımda olabilmek için çölleri ve kanyonları dörtnala geçen.
Carved out by rivers. It leaves a print so you can see these beautiful canyons.
Nehirler tarafından oyulmuş. Bu güzel kanyonları görebilmeniz için bir iz bırakır.
Some researchers think that the layers were formed when water once filled the canyons.
Bazı araştırmacılara göre bu katmanlar kanyon ilk su ile dolduğunda oluşmuştur.
Besides canyons, jagged mountain ranges, scrape the Venusian skies.
Venüsün göklerinde, kanyonların yanısıra sarp sıradağlar da yükselir.
We're going to see the canyons this year.
Kanyonu bu yıl görmeleri gerek.
Some lunatic is blowing up the death canyons.
Manyağın biri Ölüm Vadisini havaya uçurmaya çalışıyor.
We're gonna be leading you on a great trail ride through the beautiful Santa Susana canyons.
Size muhteşem Santa Susana Vadisindeki at gezisinde rehberlik edeceğiz.
Through the beautiful Santa Susana canyons. We're gonna be leading you on a great trail ride.
Santa Susana kanyonunun muhteşem manzarısını… gezdirmekte öncülük edeceğim.
We're gonna be leading you on a great trail ride through the beautiful Santa Susana canyons.
Santa Susana kanyonunun muhteşem manzarısını… gezdirmekte öncülük edeceğim.
They vanished just like in Twilight Canyons.
Alacakaranlık Kanyonlarındaki gibi ortadan kayboldular.
Many of you are probably wondering how canyons are formed.
Birçoğunuz muhtemelen, kanyonların nasıl biçimlendiğini merak ediyordur.
The only way through is a treacherous maze of valleys and canyons.
Tek yol vadi ve kanyonların oluşturduğu tehlikeli labirentler.
It's the Aguas Frias canyons.
Bu ne böyle? Aguas Frias vadisi.
Only one gas depot between here and the canyons.
Tek benzin deposu burayla vadi arasında var.
Some animals, they sometimes… Shit, stupid canyons.
Hayvanlar, Lanet olsun, bu aptal kanyon. bazen.
Tell her I threw myself into the Canyons of Trelinsk.
Ona, kendimi Trelinskin kurbanlık kanyonuna attığımı söyle.
Okay, fine, no more canyons.
Tamam, daha fazla kanyon yok.
Driver, take the canyons.
Şoför, kanyonlardan git.
Most of the mountains and canyons in the Sierra Nevada are composed of granitic rocks.
Sierra Nevadada bulunan dağların ve canyon-vadilerin çoğu granit tipi kayadan oluşmuşlardır.
People close to you fall into canyons.
Sana yakın insanlar uçurumdan düşüyor.
Results: 107, Time: 0.0485

Top dictionary queries

English - Turkish