CAPTAIN JACKSON in Turkish translation

yüzbaşı jackson
captain jackson
kaptan jackson

Examples of using Captain jackson in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Lock Captain Jackson down.
Yüzbaşı Jacksonı kilitleyin.
And Captain Jackson? And what has been made here, save the names Long Susan?
Susan ve Kaptan Jacksonun adlarına burada ne kazanıldıysa?
And what has been made here, save the names Long Susan and Captain Jackson?
Susan ve Kaptan Jacksonun adlarına burada ne kazanıldıysa?
Neither myself, Inspector Drake, nor Captain Jackson could break down the iron grill, which Inspector Despite our sternest efforts.
Ne ben, ne Müfettiş Drake… ne de Yüzbaşı Jackson, şiddetli çabalarımıza rağmen… Müfettiş Reidin arkasından kilitlediği demir parmaklıkları kıramadık.
Captain Jackson, how long before this toxin makes its way from gut to bloodstream?
Kaptan Jackson, bu toksinin mideden kan yoluna geçmesi ne kadar sürer?
Captain Jackson. The tonic you took from her thighs, have you wondered whether it might not be some kind of silver solution?
Yüzbaşı Jackson. Uyluklarından aldığınız toniğin… gümüş çözeltisi olabileceğini düşündünüz mü?
It has done us little but ill, in my humble opinion. Your association with Captain Jackson.
Kaptan Jackson ile olan ortaklığınız… benim mütevazı görüşüme göre…, bizi biraz hasta etti.
Left unlearnt in this subject. I wish it were not so but there is little Captain Jackson has.
Öyle olmamasını dilerdim ama Yüzbaşı Jackson… bu konuda aksini biliyor.
Well, that would be… considerate, Captain Jackson, but it was not myself who.
Şey, bu öyle sanılabilir, Yüzbaşı Jackson, ama çağıran ben değildim.
You are sure, Captain Jackson, This operation will not destroy the safe, its contents, this room, and half my station house?
Yüzbaşı Jackson bu yapacağının, kasanın içindekileri, kasayı, bu odayı ve karakolumun yarısını havaya uçurmayacağından emin misin?
Tell Captain Jackson I will send him a report tonight to explain that the glitch was nothing more than a defective fill sensor.
Yüzbaşı Jacksona söyle, bu gece ona açığın sadece bozulmuş bir doluluk sensöründen ibaret olduğunu belirten bir rapor göndereceğim.
Or whatever name it is we should now call him by, I'm sorry, but you must do so alone. If you work to free Captain Jackson.
Üzgünüm, ama bunu kendi başına yapman gerek. Eğer Kaptan Jacksonu ya da ismi herneyse…, onu katil olarak çağırmamız lazımdı, serbest bırakmak için çalışıyorsan.
Your association with Captain Jackson… it has done us little but ill, in my humble opinion.
Kaptan Jackson ile olan ortaklığınız benim mütevazı görüşüme göre…,… bizi biraz hasta etti.
To some Whitechapel plodder. Captain Jackson, I'm hardly going to give myself He's a sweetheart but.
Kaptain Jackson, kendimi Whitechapelden… bir ağırbaşlıya verecek değilim. Tatlı bir yüreği var, ama.
And Inspector Drake wished them then to be used as evidence… from the shirt placard of the murdered Rabbi Ratovski the bloody imprint of Isaac Bloom's fingerprints Six months back, when Captain Jackson removed.
Altı ay önce, Yüzbaşı Jacksonın… maktul Haham Ratovskinin gömleğinin yakasından… Isaac Bloomun kanlı parmak izini aldığını… ve Müfettiş Drakein bunu kanıt olarak kullanmak istediğini.
The bloody imprint of Isaac Bloom's fingerprints and Inspector Drake wished them then to be used as evidence… Six months back, when Captain Jackson removed from the shirt placard of the murdered Rabbi Ratovski.
Altı ay önce, Yüzbaşı Jacksonın… maktul Haham Ratovskinin gömleğinin yakasından… Isaac Bloomun kanlı parmak izini aldığını… ve Müfettiş Drakein bunu kanıt olarak kullanmak istediğini.
Morning, Captain Jackson.
Günaydın Yüzbaşı Jackson.
The gout, Captain Jackson.
Gut, Yüzbaşı Jackson.
Captain Jackson's effects.
Yüzbaşı Jacksonın kişisel eşyaları.
Good evening to you, Captain Jackson.
İyi akşamlar, Yüzbaşı Jackson.
Results: 105, Time: 0.0392

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish