CAR KEY in Turkish translation

[kɑːr kiː]

Examples of using Car key in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The car key.
But, Bro… Give me the car key and stay with your mom.
Arabanın anahtarını bana ver ve gidip annenle kal.- Ama dostum.
Give him a phone and car key.
Ona bir telefon ve araba anahtarı verin.
Tom might have left his car key in Mary's room.
Tom araba anahtarını Marynin odasında bırakmış olabilir.
The car key!
Arabanın anahtarını!
What?- The car key.
Arabanın anahtarı.- Ne?
Got the car key.
Ajandasını buldum. Araba anahtarı.
Tom lost his car key.
Tom araba anahtarını kaybetti.
Find the car key.
Arabanın anahtarını bul.
Hurry! Where's the car key?
Çabuk! Arabanın anahtarı nerede?
Got the car key.
El bilgisayarı. Araba anahtarı.
The car key!
Araba anahtarını!
Where's the car key?
Arabanın anahtarı nerede?
Give me the car key.
Arabanın anahtarını ver.
Got anything else? Car key.
Başka neyin var? Araba anahtarı.
He left his wallet and car key.
Cüzdanını ve araba anahtarını bırakmış.
The car key!
Arabanın anahtarını at!
The car key.- Here.
Arabanın anahtarı. -Al.
Gosh, my car key.
Tanrım, araba anahtarı.
Tom has lost his car key.
Tom araba anahtarını kaybetti.
Results: 118, Time: 0.0399

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish