CARCASSES in Turkish translation

['kɑːkəsiz]
['kɑːkəsiz]
leşleri
reek
carrion
carcass
scavenger
filthy
stink
roadkill
skanky
stench
dead
cesetler
body
corpse
dead
stiff
karkaslarını
carcass
a meat
leşi
reek
carrion
carcass
scavenger
filthy
stink
roadkill
skanky
stench
dead
cesetleri
body
corpse
dead
stiff
cesetlerini
body
corpse
dead
stiff
leşlerini
reek
carrion
carcass
scavenger
filthy
stink
roadkill
skanky
stench
dead
karkas
carcass
a meat
leş
reek
carrion
carcass
scavenger
filthy
stink
roadkill
skanky
stench
dead

Examples of using Carcasses in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Shotgun shells or animal carcasses. Current owner will not clean up.
Mevcut ev sahibi… tüfek fişeklerini ve hayvan cesetlerini temizlemeyecektir.
I want the carcasses! What?
Ne? Ben bunları karkas et istiyordum?
You know the rules. Bring the carcasses tomorrow, and I will write up your supplies.
Kuralları biliyorsun. Yarın cesetleri getirirsen malları yazarım.
Several animal carcasses were found mutilated.
Parçalanmış birkaç hayvan leşi bulmuşlar.
There's plenty more carcasses to be hung.
Daha asılacak çok leş var.
He saw a huge number of carcasses… of slaughtered Arabian horses.
Katledilmiş Arap atlarının muazzam… sayıdaki cesetlerini görmüş.
What? I want the carcasses!
Ne? Ben bunları karkas et istiyordum!
Of slaughtered Arabian horses. He saw a huge number of carcasses.
Katledilmiş Arap atlarının muazzam… sayıdaki cesetlerini görmüş.
What? I want the carcasses!
Ne? Ben bunlari karkas et istiyordum!
Like carcasses into the Seine.
Cesetlerinki gibi uçurulmalı.
Their bloody carcasses will slake the thirst of the ancient gods.
Onların kanlı karkaslar antik tanrıların susuzluğla sönecekler.
Do bees naturally hive in human carcasses like this?
Arılar insan cesetlerinde normalde kovan yapar mı?
Carcasses are the best mementos.
Karkaslar daha güzel anı olur.
Is a big one. Getting rid of carcasses.
Leşlerden kurtulmak önemli bir görev.
Using its long neck to probe deep into the carcasses of dead dinosaurs.
Uzun boynunu kullanarak ölü dinozor cesetlerinin derinliklerine inebiliyordu.
Beautiful space if you can tolerate near-freezing temperatures and a few pig carcasses.
Güzel mekan… donma noktasına yakın sıcaklığa ve bir kaç domuz leşine katlanabilirseniz.
You cart around the carcasses of murdered animals.
Öldürülmüş hayvanların leşini taşıyorsun.
It was filled with goat carcasses.
Tamamen keçi leşleriyle doluydu.
I'm gonna sleep in your bloody carcasses.
Bu gece sizin lanet cesetlerinizde uyuyacağım.
I have photographed quite a bit of them. Mostly carcasses.
Bazı ceset parçaları çoğunlukla leşlerin fotoğraflarını çektim.
Results: 82, Time: 0.0548

Top dictionary queries

English - Turkish