CARDBOARD in Turkish translation

['kɑːdbɔːd]
['kɑːdbɔːd]
karton
cardboard
carton
paper
pasteboard
mukavva
cardboard
poster board
kartondan
cardboard
carton
paper
pasteboard
mukavvadan
cardboard
poster board
kartonu
cardboard
carton
paper
pasteboard
kartonun
cardboard
carton
paper
pasteboard
kartonlar

Examples of using Cardboard in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Did he die of a mysterious ailment that turns you to cardboard?
Nasıl öldü, Koç? İnsanı kartona dönüştüren gizemli bir hastalıktan mı?
Awesome revenge, cutting your dad's face out of a piece of cardboard.
Babanın yüzünün bir parçasını kartona kesmekle iyi intikam aldın.
Use the cardboard tube.
Kartonunu kullan.
He's gotta eat this cardboard crap.
Bu kartondaki pisliği yemek zorunda.
It uses steam and salt to crimp kraft paper for cardboard.
Mukavvalık ambalaj kağıdını kıvırmak için buhar ve tuz kullanır.
It's like rotting cardboard.
Çürümüş mukavvaya benzer.
They then shredded the cardboard and sold it to equestrian centers as horse bedding.
Sonra kartonları parçalıayıp at yataklaması olması için binicilik merkezlerine sattılar.
Think that big cardboard check is for dividing up.
O büyük kartona yazılan çeklerin, yırtılıp bölünebileceğini sanırlar.
You crazy woman grabbed my cardboard!
Çılgın kadın kartonumu kaptı!
Cardboard! Get your cardboard!
Kartonlarınızı alın! Karton!
Get your cardboard! Cardboard!
Kartonlarınızı alın! Karton!
Cardboard! Get your cardboard!
Karton! Kartonlarınızı alın!
Get your cardboard! Cardboard!
Karton! Kartonlarınızı alın!
You want the cardboard? Then show us your moves.
Kartonları almak istiyorsan bize birkaç hareket göster.
Some mysterious ailment turns your flesh to cardboard?
İnsanı kartona dönüştüren gizemli bir hastalıktan mı?
Got you! You crazy woman grabbed my cardboard!
Çılgın kadın kartonumu kaptı! Yakaladım seni!
Did you already cut up all the cardboard?
Tüm kartonları kestin mi?
Get your cardboard!
Kartonlarınızı alın!
Hey, I don't talk to cardboard.
Hey, mukavvalarla konuşan ben değilim.
I remember we collected cardboard to sell it and get some money.
Satıp para kazanmak için kartonları biriktiriyorduk.
Results: 597, Time: 0.1054

Top dictionary queries

English - Turkish