Examples of using Kartonu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ben diyorum ki o kartonu alıp o hayattayken yapmamız gereken şeyleri şimdi yapalım!
Kendini zorlamadan bana o kartonu verebilir misin…
Kendini zorlamadan bana o kartonu verebilir misin… yoksa burnunu işlerime sokmaktan yorgun mu düştün?
Kendini zorlamadan bana o kartonu verebilir misin… yoksa burnunu işlerime sokmaktan yorgun mu düştün?
Nasıl öldü, Koç? İnsanı kartona dönüştüren gizemli bir hastalıktan mı?
Babanın yüzünün bir parçasını kartona kesmekle iyi intikam aldın.
Ben Karton Bardan Keiko, bankanın da bir müşterisiyim.
Kartonunu kullan.
Burda bir kutu var, Karton kutu, yatağın altında!
O yediğiniz kartonun üzerine domates sosu bulanmış şeyi mi diyorsun?
Bir karton alsaydın işi kökünden halletmek için?
Neden bana bu kartonun yanabilir olduğunu söylemedin?
Burda bir kutu var, Karton kutu, yatağın altında! Merhaba, bayan.
Sonra kartonları parçalıayıp at yataklaması olması için binicilik merkezlerine sattılar.
Lord Karton, Sir william konusunda azimliydi.
O büyük kartona yazılan çeklerin, yırtılıp bölünebileceğini sanırlar.
Kum torbaları ve boş karton kutu dolu bir kamyon var.
Kartonlarınızı alın! Karton!
Bunlardan biri gibi, o karton şeyleri, biliyor musun?
Kartonlarınızı alın! Karton!